Kırım Tatar Milli Meclisi reisi M.A. Kırımoğlu’nun Sürgünün 60. yılında Akmescit’te yaptığı konuşma
09 05 2009 / admin
Kategorisi: Faaliyetler
Sayğılı Qırımtatar milleti, sayğılı Romanya’dan, Türkiye’den ve diğer ülkelerden kelgen diasporamızın temsilcileri, sayğılı misafirlerimiz.
Her bir halkın hayatında insanların bir araya toplayan tarihi ve manalı bir günü vardır. Çok milletler için bu adeta milletin bağımsızlık kazandığı günü veya nasıldır başka bir milli bayramdır. Ama bizim halkımızın takdiri oyle oldu ki, bizim için en manalı ve insanlarımızı en çok bir araya ketirgen gün 18 mayıs – milletimizni tamamile yok etmeye niyetlenen sürgün ve soykırım günüdür. O facialı 1944 yılında dünyağa kelgen ve hayatta kalğan insanlarımız da artık çoktan kartbaba ve kartanalar yaşına geldiler, ama halkımıza karşı yapılan cinayetin sonuçları o kadar dehşetli oldu ki, bu vakia milletimizin hatırasından ebediyen silinmeyecektir.
İnşallah, gelecekte bizim halkımız için de en önemli gün bu matem günü degil, tam tersine, parlak bir gün, bizim hep milli ve insan haklarımız tamamile iade edildiği ve nihayet bizim devletçiliğimiz, milli muhtar cumhuriyetimiz kurulduğu bir gün olacaktır. O zaman biz matem günümüze yalnız ğurbet topraklarında olgen ve öldürülen soydaşlarımızın ruhlarına hayır dualar okumak için toplanabiliriz. Ama o zaman gelmeince kadar, yani bizim milli meselemiz tamamile çözülmeince kadar 18 mayıs günü bizim için yalnız matem günü değil de, ayni zaman hep esas milli taleplerimizi ortaya koyduğumuz ve bu talepler yerine getirilmesi için kureşeceğimize biz son derece kararlı olduğumuzu numayış eden bir gün olacaktır.
Keçken 60 yıl bizim halkımız için hep kureş yılları oldu. Birinci sürgün yılları Orta Asya ve Uralların en olumsuz bölgelerine sürülen ve dehşetli rejim altında olan halkımız hayatta kalmak için kureşti. Yalnız 2-3 yıl arasında onbinlerce insanlarımıznı kaybetip, halkımız vatanına kaytmak ve kendi hakları için zamanın en güçlü rejimine karşı kendi mücadelesini başladı. Bizim milli demokratık hareketimizde bütün Qırımtatar halkı iştirak ettti demek mümkündür. Bu milli hareket halkımıznı daha ziyade birleşmesine ve sağlamlaşmasına yardımcı oldu, halkımızı vatanına getirdi ve ayni zaman Sovyetler Birliği içerisinde demokratik hareketini güçlendirdi, komunist rejimin çokmesine büyük hissesini koştu ve haklı olarak dünya kamuoyunda halkımıza karşı büyük sayğı ve hürmet kazandırdı.
Halkımız son derece zor durumda olduğu zaman, kendi hakları için kureş alıp vardığı zaman bizlere yardım ellerini uzatan, bizlerle beraber bizim haklarımız için hapislere kirgen, serbestliklerini ve canlarını ortağa koyğan çok dostlarımız da oldu. Ve biz oları da hiç zaman unutmayacakmız. Tünevin biz Qırım devlet sanayı ve pedagogik üniversitesin yanında halkımızğa karşı sürgün yıllarında insancasına davrabğan, vatanımızğa kaytmak için kureşimizde yardımci olan Ukrayna ve Özbek halklarına, bizim Milli hareketimizğe en çok destek vergen başka milletli insanlarğa bağışlanğan bir abide açtık. Elbet, Özbekistan’da ve diğer sürgün topraklarında Sovyet propagandasın tesirinde olup halkımıza karşı haksızlıklar ve cinayetler yapkan kimseler de çok oldu. Orarın cezalarını bu veya ebir dünyada Allah kendisi versin. Bizim vazifemiz ise gerçek dostlarımızı hiç zaman unutmamak ve olara minnetdarlığımızı ifade etmektir.
Ama halkımızı önunde daha çok vazifeler var. Milletimizin geleceğine, onun ayrı bir millet olarak yeryüzünden yok olmayacağına emin olmak için daha çok şeyler yapılması kerek olacaktır.
Qirimtatar tili, yani bu toprağın tamır milletin tili, Qırım muhtar cumhuriyetinde ve Akyar bölgesinde mutlaka resmi til olması kerek.
Kırım Tatar halkın temsilcileri Qırım’ın hep yönetim sistemlerinde en azından oran sayımıza köre olması kerek.
Bizim evlatlarımıza öz ana tilinde devlet tarafından tahsil almalarına imkan yaratılması kerek.
Sürgünlükten sonra Sovyet rejimi tarafından tamamile değiştirilen ve Ruslaştırılan köy-kasabalarımızın gerçek adları iade edilmesi kerek.
Köy yerlerinde yerleşen soydaşlarımıza başka milletlere kore az olmayan ölçüde toprak verilmesi kerek.
Qırım’ın Yalıboyuna bizim topraklarımızı çeşit yabancı strukturlara satılması veya orasının yöneticileri tarafından ruşvet karşılığına dağıtılması durdurulmalı ve birinci sırada vatanlarına kaytıp kelgen insanlarğa verilmelidir.
Daha mecburen ğurbet topraklarında kalan soydaşlarımıza vatanlarına kaytıp kelmelerine her gerekli imkanlar yaratılmalıdır.
Ukrayna’nın yüksek devlet makamlarına bizim ğayet çok haklı iddialarımız ve taleplerimiz vardır. Eger bu yüksek vazifelerde olan kimselerde biraz ziyade iyi niyet olsaydı ve olar yalnız kendi menfaatlarını değil biraz devletin ve cemiyetin de menfaatlarını düşünseydiler, bizim çok meselelerimiz artık çözülmüş olacaktı.
Ama, bununla beraber, Ukrayna kendi bağımsızlığını kazandıktan sonra Qırımtatarları için hiçbirşey yapılmadı diyecek olsak, elbette günahkar olacağız. Sovyet zamanında halkımızın temsilcileri Kremlin’in büyüklerinen görüşmek ve dertlerini anlatmak için oların bosağalarında aylarnen ve yıllarnen bekley ediler. Ama görüşmek yerine olarnı organlar yakalayıp, dövüp konvoynen sürgün yerlerine geri yollay ediler. 18 Mayısta günleri de sürgünlükte ölgen ve öldürülen insanlarımızın hatırlamak ve oların ruhlarına bir dua okumaya toplanan insanlarımız da büyük saldırılara uğratıla edi. 60-80-ci yılları vatanlarına kaytıp kelgen insanlarımıznı nasıl yeniden vatanlarından sürgün ettiklerini, oların yeniden satın alınan evlerini buldozerlernen yıktıklarını hatırlayık. Şimdi ise Ukrayna cumhurbaşkanı kendisi Qırım’a gelip halkımızın temsilcilerinen görüşüp problemlerimiz çözülmesi için talimatlar vermektedir.
Kırım Tatar halkın sürgünlügün 60 yıllığı arifesinde de devlet makamları tarafından birkaç tedbirler alındı. Ukrayna Cumhurbaşkanın kararınen halkımızın sürgünlügün 60 yıllığı devlet seviyesinde kaydedilmektedir. Ukrayna başbakanın rehberliginde kurulan teşkilatlandırma komissionu tarafından da bazı sosyal ve medeniy problemlerimiz çözülmesi için tedbirler pilanı kabül edildi. Bu tedbirler arasında Qırım’ın hep köy-kasabalarına eski adlarını vermek, sürgünlükte şehit olğan insanlarımıza Qırım’da bir anıt abidesi kurmak gibi meseleler de var. Ukrayna Yukarı Şurası İnsan hakları ve milletlerarası ilişkiler komitetinin başkanı G.Udovenko da Ukrayna parlamentosu tarafından Kırım Tatar halkının hakları iade edilmesi konuda kanun kabül edilmesi için çok ğayret sarfetti.
Bu kanun 13 mayısta bakılacak ve oylamaya koyulacaktı, ama mesele bakılmadı, çünki komunist partisinin vekilleri bozğunluk yapıp parlamentoya çalışmaya vermediler. Bu kanun bu künge, yani 18 mayıs kününe kaldırıldı ve bu sebepten Milli meclis reisinin muavini Kiyev’de kaldı.
Bu kanun kabül edildiği takdirde bizim birçok sosyal sorunlarımız ve bu sırada toprak problemimiz de belli derecede çözülmüş olacaktır.
İki hafta evvel Qırım otonom cumhuriyetinin başbakanı S.Kunitsin tarafından Kırım yarımadasının toponimikasını deniştirmek ve onun eski adları iade edilmesi konuda araştırmalar yapmak için bir çalışma grubu kurulması hakkında bir karar imzaladı.
Yakın zamanlarda Ukrayna parlamentosu tarafından Qırımtatar halkının Ukrayna içerisinde statusü hakkında kanun kabül edeceğine ve böylelikle onun esas haklarını tanıyacak bir kanun da kabül edeceğine ümüdümüz var. Yarım ay evelsi Ukrayna başbakanı, Ukrayna dışarısında daha yüzbinden ziyade Qırımtatarı var olduğunu ve oların da vatanlarına kaytarılması için Ukrayna devleti hertürlü tedbirler alacağı hususta bir açıklama yaptı. Ukrayna Milli emniyet konseyin başkanı Radçenko da, devlet tarafından Qırımtatarların hak-hukukları bu güne kadar gerekli derecede korçalanmadığını ve bu konuda daha çok çalışmalar yapılması kerek olduğu hususta söyledi. İnşalla bu sözler ve vadeler gerçekleştirilmek için gerekli tedbirler alınacaktır.
Ama bununla beraber, Qırım’da, Kiyev’de ve Ukrayna’nın dışarısında da halkımızın hak hukukları iade edilmemsi için, bizim meselelerimiz çözülmemesi için hareketler etken çok kuvvetler de var. Olar da Qırımtatar halkının sürgünlügün 60 yıllığına hazırlandılar ve Qırım içerisinde milletlerarası gerginlik yaratmak için çok ğayret sarfettiler. Sonki zamanlarda hergün Qırım’ın şovenistik gazeteleri ve siyasi provokatorlar, bunların arasında birkaç Qırım Yukarı Şurasında deputat olğan ‘Rys bloku’ rehberleri, birkaç yerli şuraların deputatları halkımızğa ve halkımıznı temsil etken Milli Meclisimizge karşı hakaretler yayınladılar. Bu pisliklerin bazıları halkımıznı yeniden sürgün etmekle bile tehdit etmeye çalıştılar.
Böyle vaziyette devlet organları, eğer gerçekten de Qırım’da milletlerarası gerginlik olmamasını istemiş olsaydılar, derhal bu provokatorlara karşı gerekli tedbirler almalıydılar. Ama burasının organların davranışları tam tersine oldu. Bu provokatorları mahkemeye verip oların bozğunluk yaratan davranışlarını durdurmak imkanı da yok, çünki mahkemeler de ayni düşüncelerde olan şovenistlerle dolu. Qırım militsiyası da, sonki zamanlarda Simeiz ve Akmescit’te olup geçen vakiyaları bir bahane yapıp, bizim gençlerimize karşı geniş baskı kampanyasını başladılar. Onlarca sebepsiz aramalar, tutuklamalar, soruşturmalar ve bu soruşturmalar esnasında insanlarımıza karşı hakaretler. Böyle terrorla bunlar bizim gençlerimizin gözlerini korkutmaya ve ayni zaman şovenistlerin alkışlarını kazanmaya isteyler. Qırımtatarlarına karşı yapılan cinayetler ise cokunca cesasız kalmaktadır. Mesela, sonki yıllar içerisine Qırımtatar Milli Meclisine 3 kere yanğın bombaları atıldı, ama hiç bir keresine bile cinayetçiler tutuklanmadı. Bundan da ğayrı, organlar ve şovenist gazeteler bu cinayetşileri hiç aramamak için çeşit ve provokasyon dedi-kodular darkatalar – sanki Meclis’ni Kırım Tatarları kendilerileri yakmışlardır ve buna benzer mantıksız saçmalıklar.
Qırım’ın çeşit bölgelerinde yine de Qırımtatarlarına karşı yerli hakimiyetin razılığınen ve oların desteklerinen ‘kazak birlikleri’, yani Ukrayna kanunlara aykırı yarı-askeri birlikler kurulmaktadır, ve bu kazaklar daime Qırımtatarlarınen tartışmalara, milletlerarası gerginliğe sebepçi olmaktadırlar.
Eğer böyle durum ve davranışlar devam etecek olsa, Qırım organları tamamile banditlernen ve şovenistlernen beraber oldukları anlaşılacak ve Qırımtatarları kendilerini bunlardan sadece kendi kuvvetlerinen korçalamağa mecbur olacaklardır. Ve eğer de bazı kimseler, Qırımtatarların sayıları az ve onun için olara karşı hertürlü haksızlık yapılabilir fikrinde iseler, böyle düşünce yalnış olduğunu Qırımtatar halkı tez vakitte ispat edebilecektir. Onyıllar devamında dünyanın en büyük ve kuvvetli totalitar rejimine karşı kureşken Qırımtatar halkı elbette kendi haklarını korçalamak için bir çareler tapacaktır.
Sayğılı vatandaşlar, birkaç aydan sonra Ukrayna’da çok önemli siyasi vakia olacak – devletin yeni cumhurbaşkanı seçilecek. Bu seçimlerden sonra Qırımtatar milli meselesinde de önemli ve müspet denişmeler olacağına ümidimiz var. Bu seçimlerde Qırımtatarların davranışları nasıl olsa milletimize faydalı olabileceği, yani seçimlerde nasıl iştirak etmeli ve oylarımızı kime vermeli hususta bir karar çıkarmak için bu yılın ağustos veya eylul ayında mahsus Qırultay toplanacaktır. Bundan evvel biz hep namzetlerin programlarını inceleyecekmiz, kerekli müzakereler ve görüşmeler yapacakmız. Ama artık şimdiden bazı siyasi güçler ve partüler tarafından milletimizi parşalamak ve büylelikle hiç olmadıkta birkaç vatandaşlarımızın oylarını kendi menfaatlarına kullanmak için hareketler başlandı. Bu maksatlarını gerçekleştirmek için oların ellerinde hem iktidar ve hem de bol bol paraları da var. Ama ümit ederim ve eminim ki, halkımızın içinde satkınların sayısı çok olmayacak ve halkımızın büyük çoğunluğu Milli Qurultayımız aldığı kararlara göre hareket edecektir.
Halkımızın birliğinen ve kendi aktif demokratik hareketlerimiznen biz mutlaka kendi insan ve milli haklarımızı korçalarmiz.
Allah hepimize yardımci olsun ve doğru yoldan saptırmasın.
18 Mayıs 2004, Akmescit - KIRIM
