<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	>

<channel>
	<title>18 Mayıs 1944 - Sürgün</title>
	<atom:link href="http://www.emelvakfi.org/surgun/?feed=rss2" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.emelvakfi.org/surgun</link>
	<description>1944 Kırım Sürgünü</description>
	<pubDate>Tue, 09 Jun 2009 07:34:19 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.7.1</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Mustafa A. Kırımoğlu’nun matem mitingi konuşması</title>
		<link>http://www.emelvakfi.org/surgun/?p=82</link>
		<comments>http://www.emelvakfi.org/surgun/?p=82#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Jun 2009 07:34:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Faaliyetler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.emelvakfi.org/surgun/?p=82</guid>
		<description><![CDATA[Kırım Tatar Milli Meclis (KTMM) Başkanı, Ukrayna Milletvekili Mustafa A. Kırımoğlu, 18 Mayıs’ta Simferopol (Akmescit) Lenin Meydanında Kırım Tatar halkının sürgününün 65. yıldönümü dolayısıyla konuşma yaptı.
Kırımoğlu, konuşmasında her yıl 18 Mayıs’ta toplanıp sürgün yerlerinde yoksulluk ve kanunsuzlukla yaşam mücadelesi ile birlikte anavatanına dönme mücadelesini veren ve vatan hasretini çekip gurbette ölenlere dua etmek Kırım Tatar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kırım Tatar Milli Meclis (KTMM) Başkanı, Ukrayna Milletvekili Mustafa A. Kırımoğlu, 18 Mayıs’ta Simferopol (Akmescit) Lenin Meydanında Kırım Tatar halkının sürgününün 65. yıldönümü dolayısıyla konuşma yaptı.</p>
<p>Kırımoğlu, konuşmasında her yıl 18 Mayıs’ta toplanıp sürgün yerlerinde yoksulluk ve kanunsuzlukla yaşam mücadelesi ile birlikte anavatanına dönme mücadelesini veren ve vatan hasretini çekip gurbette ölenlere dua etmek Kırım Tatar halkının manevi borcunun olduğunu belirtti. Bunun yanı sıra KTMM Başkanı, mitingte kabul edilen bildiri hakkında bilgi verdi. Kırımoğlu, bildiride Kırım Tatar halkının haklarının iade edilmesi, Kırım’ın şehirler ve kasabalarına tarihi adlarının iade edilmesi, Kırım Tatar dilinde eğitim sisteminin yenilenmesi gibi konuların yer aldığını kaydetti. Kırımoğlu, bildiri ve beyanların kabul edilmesinin bütün sorunları çözmediğini belirtirken halkın kendi sorunları kendi çözmesi gerektiğini bildirdi. KTMM Başkanı, halkı kendi sorunlarını çözerken aktif ve birlik olmaya çağırdı.</p>
<p>Mustafa A.Kırımoğlu’nun konuşmasını dikkatinize sunuyoruz:</p>
<p>“Sayın soydaşlarım!</p>
<p>Bizimle sürgün ve Kırım Tatar halkının soykırımı başlangıcı olan bu hüzünlü günü kaydetmek üzere değişik ülkelerden  gelen Kırım Tatar diasporası temsilcileri, saygılı misafirler. 18 Mayıs 1944 trajedisini yaşayan ve bütün bu olaylara tanık olan insanların sayısı çok az kaldı. Bunların çoğu gurbette gömüldü. O zaman bebek olan ve özel yerleşim bölgelerindeki zor koşullarda mucize sonucu hayatta kalanlar benim gibi 65 yaşında yaşlı insanlar oldu. Ancak daha uzun zaman 18 Mayıs bizim için unutulmaz tarih olarak kalacaktır. Çünkü bu tarih Kremlin rejiminin halkımıza çıkardığı ölüm cezasının uygulanmaya başladığı tarihtir. Her yıl 18 Mayıs’ta toplanıp sürgün yerlerinde yoksulluk ve kanunsuzlukla yaşam mücadelesi ile birlikte anavatanına dönme mücadelesini veren ve vatan hasretini çekip gurbette ölenlere dua etmek bizim hem manevi hem dini borcumuzdur. Bununla birlikte biz genelde her yıl 18 Mayıs’ta haklarımızın iade edilmesi konusunda ve sürgün sonuçlarının ortadan kaldırılması yönünde yaptıklarımızın değerlendirilmesini yapıyoruz. Esas sorunlarımızı belirten ve belli devlet kurumları ile uluslararası teşkilatlara bu sorunların çözülmesine yardım olmalarını talep ve çağrıları içeren bildirileri kabul ediyoruz. Bugün de dikkatinize Meclis Divan Kurulu toplantısında kabul edilen bildiriyi sunacağız. Eğer siz ellerinizi kaldırıp bu bildiriyi desteklerseniz, bu bildiri kabul edilecek. Bizim Ukrayna’nın yüksek iktidarına, özellikle Kırım iktidarına yeteri kadar talep ve sorularımız var. Burada Kırım Tatarlarının ana vatanında hukuki ve sosyal haklarının iade edilmesi, ana dilinde eğitim sisteminin yenilenmesi, Kırım’ın şehir ve köylerine tarihi adlarının iade edilmesi, toprak konusunda adaletin yerine getirilmesi, tüm iktidar organlarında orantılı Kırım Tatar temsilinin sağlanması, Kırım’da Kırım Tatar diline resmi dil statüsünün verilmesi, sürgün yerlerinde zorunlu olarak kalan soydaşlarımızın Kırım’a dönmelerinin sağlanması gibi bir çok konular yer alıyor. Ancak bütün sorunlarımızın değişik bildirilerle çözülmeyeceğini unutmamak lazım. Ulu Atatürk’ün dediği gibi, milli sorunlar merhametin ve adaletin yüksek eşikleri önüne dökülmesiyle çözülmez. Çoğu sorunlarımızın çözümü öncelikle bize bağlı, hareketlerimizin ne kadar birlik, akıllı ve disiplinli olacağına bağlı. Haklarımız için verdiğimiz mücadelenin şimdiki etabının Sovyet dönemindekinden prensipli fark bütün sorunların en üst iktidar tarafından çözülmemesidir. Sovyet döneminde her şey Kremline bağlı idi. Bütün çabalarımız Kremlini Kırım Tatar halkının iradesini, haklarını ve yasal emellerini saymaya zorunda bırakmaya yönelikti. Kremlinin buna cevap olarak milli hareket aktivistlerine baskı uyguluyordu. Şimdi kendi fikirlerin ifade edilmesi ve yasal taleplerin açıklanması için baskı yapılmıyor. Şimdi, her şey serbest olduğundan dolayı devlet iktidarına veya ülke yönetimine karşı çıkmak kahramanlık ve cesaret gerektirmez. Tam tersine, Rusya yanlısı bölücülük ruhunun ve Ukrayna karşıtı isterinin hakim olduğu Kırım’da devlet menfaatlerinin korunması daha çok cesaret gerektirir. Ancak gerçekte adaletin yanında olduğu tarafın değil, siyasi güç olanların talepleri yerine getiriliyor. Kendi vatanında milli azınlık olan Kırım Tatar halkına gerçek siyasi güç olması ve kendi haklarını verimli koruması için son derece birlik ve Kırım’da yaşayan diğer etnik gruplarına göre siyasi açıdan daha aktif olması lazım. 18 yıl önce, SSCB dağılmadan önce biz 73 yıl içinde ilk kez halk temsilcilerinin demokratik seçimlerini yapıp Kurultayı topladık, halkın en üst temsili organı olan Kırım Tatar Milli Meclisini seçtik, daha sonra da soydaşlarımızın yoğun olarak yaşadığı bölgelerde yerel ve bölge Kırım Tatar meclislerini seçtik, kendi kendine milli idare yapısını kurduk. Böylece, halkımızın haklarını verimli olarak korumaya imkan sağlayan yeteri kadar şeffaf ve demokratik sistem oluşturuldu. Ancak biz kurduğumuz kendi kendine milli idare organlarının yeteri kadar etkili ve kuvvetli siyasi güç olmaları için ne kadar çaba sarf ettik? Ancak bizde “vatanperver” faaliyetleri halkımızın haklarının iade edilmesinin karşıtlarını sevindirmeye yönelik, kendi halkının temsili organını karalamaya ve bunun itibarını düşürmeye yönelik dar kafalı ve aşırı kibirli insanların sayısı çok fazla olmadı mı? Aramızda Kırım Tatarlarını “doğru” ve “doğru değil” olarak ayırmaya çalışıp karşıtlarımızı sevindiren ve hareketleriyle diğer halkalar ve din mensupları karşısında halkımızın ve dinimizin itibarını düşüren değişik değişik tarikatçıların sayısı fazlalaşmadı mı? Maalesef son yıllarda diasporada genellikle tarihi vatanına yardım etmek değil, entrika yapmakla uğraşan çok insan ortaya çıktı. Bunlar Kırım’da kendilerine benzer insanları arıyor, buluyor ve bunları destekleyip soydaşlarımızın bölünmesine ve Milli Hareketimizin zayıflatılmasına katkılarını sağlıyor. Ancak bu insanların ve grupların sayısı çok değil. Eğer bunlar birleşirse, ki, kendilerinden başka hiç kimseyi sevmediklerinden ve ancak kendilerini “doğru” saydıklarından dolayı birleşmezler, ancak birleşseler bile, bunlar bizim kendi kendine milli idare sistemimizle rekabet edemez ve soydaşları için iyi bir şey yapmaz. Ancak bilindiği gibi yıkıcı faaliyet fazla zeka ve enerji gerektirmez. Bu yıl önümüzdeki 3-4 ay içinde biz yerel ve bölge meclisi seçimlerini yaparız. Maddi açısından ne kadar zor olsa da bu seçimler iki aşamalı olacak ve toplantılarda açık oylama ile değil, oy pusulaları ile yapılacak. Bu uygulama, yerel meclislerin yukardan atandığı yönündeki konuşmalara son verir ve yerel meclislerin soydaşlarının daha çok saygısını kazanmasını sağlar. Bütün soydaşlarımıza bir rica var, seçimlere aktif katılmalılar. Soydaşlarımızın görevi kendilerinin seçtiği meclis üyelerinde hata aramak değil, meclis üyelerine her türlü destek ve yardım sağlamak olur. Bunun yanı sıra biz sorunlarımızı her hangi bir devlet kararını beklemeden kendimiz çözebiliriz ve çözmeliyiz. Halkımız önündeki en büyük sorun ve tehlike ana dili başta olmak üzere milli kimliğinin kaybedilmesi tehlikesidir. Şu anda Kırım Tatar dili UNESCO’nun tamamen kaybolmak üzere olan dillerin listesinde yer almaktadır. Biz çok ve haklı olarak bizim milli özerkliğimizin yeniden kurulması hakkında konuşuyoruz. Ancak, eğer biz milli özelliklerimizi, kendi dilimizi, kültürümüzü kaybedersek, Rus dilli ortamda asimile olursak, bu milli özerklik neye yarar, söyleyin? Doğal olarak ana dilinde eğitim sistemini yeniden kurmak lazım. Büyük miktarda ana dilinde eğitim veren ana okulları ve mektepler açmak lazım. Bunun için ciddi devlet desteğine ihtiyaç var, fakat bu maalesef yok. Ancak bizi ana dilimizi kendi başımıza öğrenmek için az zaman ayırmamızı, günde hiç olmazsa ana dilinde iki sayfa gazete veya kitap okumamızı, çocuklarımıza dilimizi öğretmemizi kim engelliyor? İnsanların kendi evlerinde kendi yakınlarıyla ana dilinde değil, devletin resmi dilinde bile değil, yabancı devletin dilinde konuşmaları rezalet değil mi? Sürgün sonuçlarının ortadan kaldırılması, Kırım tatar halkının şeref  ve onurunun iade edilmesi ve yarımadada milletlerarası dirlik düzenliğin kurulmasının önemli önlemlerden biri Kırım’ın şehirler ve köylerinin tarihi adlarının iade edilmesidir. Kırım şehirler ve köylerinin adlarının değiştirilip berbat edilmesi Sovyet rejiminin Kırım’da yaptığı etnik temizlik politikasının bir kısmı idi. Maalesef, Ukrayna Parlamentosunun büyük kısmı Ukrainlerin milli onurunu korumakla ilgili sorunları umursamadığı gibi bu konuları da umursamıyor. Bu parlamento kısmının Ukrayna Cumhurbaşkanının bu ülkenin bağımsızlığı için mücadele eden gerçek vatanperverlerin itibarını yükseltmeye, suni açlığın Ukrain halkına karşı yapılan amaçlı soykırım olarak tanınmasına yönelik çabalarını halkın ne kadar büyük öfke ile karşıladığını kendiniz görüyorsunuz. Bu parlamento bu konuda adaletin yerine getirmesi kararını almaya henüz hazır değil. Ancak bu konuyu kendimizin çözmeye başlamamızı engelleyen nedir? Bütün soydaşlarımı yerleşim bölgelerinin giriş ve çıkışlarında üzerinde şehir ve kasabaların asıl adları yazılan tabelalar asmaya çağırıyorum. Bu tabelaları hırsızca koparmak isteyecek şovenist şahısların öncellikle bundan sonra beğendikleri ve üzerinde Rus dilinde yazı yazılan tabelaların yerinde kalıp kalmayacağını düşünmeleri gerekecek. Yarın biz 1.Dünya Kırım Tatar Kongresini açacağız. Umarız, bu halkımızın birlik olması ve sorunlarımızın çözülmesi yolunda yeni adım olacak. Sayın Soydaşlarım! Geleceğimizin kendi ellerimizde olduğunun altını bir kez daha çizmek istiyorum. Çocuklarımızın geleceği için, halkımızın anavatanında bütün haklarının iade edilmesi için, vatanımızda olası kan dökülmesinin önlenmesi için, halkımıza karşı işlenen suçun sonuçlarının en kısa zamanda oradan kaldırılması için bizim hareketlerimizin son derece dengeli, organize ve aktif olması lazım. Ulu İslam düşünürü Muhyiddin İbn Arabi 800 yıl önce dedi ki “Allah, birlik olan topluluklara yardım eder. Karşılıklı düşmanlık ve anlaşmazlık olmayan topluluklar yenilmez”. Osman Bayramaliyev QHA</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.emelvakfi.org/surgun/?feed=rss2&amp;p=82</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Deneme featured 2</title>
		<link>http://www.emelvakfi.org/surgun/?p=74</link>
		<comments>http://www.emelvakfi.org/surgun/?p=74#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 12 May 2009 18:58:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Faaliyetler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.emelvakfi.org/surgun/?p=74</guid>
		<description><![CDATA[deneeeee
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>deneeeee</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.emelvakfi.org/surgun/?feed=rss2&amp;p=74</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Yeni featured deneme</title>
		<link>http://www.emelvakfi.org/surgun/?p=69</link>
		<comments>http://www.emelvakfi.org/surgun/?p=69#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 12 May 2009 18:55:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Faaliyetler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.emelvakfi.org/surgun/?p=69</guid>
		<description><![CDATA[deneme
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>deneme</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.emelvakfi.org/surgun/?feed=rss2&amp;p=69</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Soykırım Nedir?</title>
		<link>http://www.emelvakfi.org/surgun/?p=65</link>
		<comments>http://www.emelvakfi.org/surgun/?p=65#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 09 May 2009 14:15:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Yazılar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.emelvakfi.org/surgun/?p=65</guid>
		<description><![CDATA[Soykırım teriminin kökeni nedir?
Soykırım suçu ilk kez 1944 yılında, Rafael Lempkin’nin bu tarihten on yıl önce “Axis Rule in Occupied Europe” adlı kitabında yaptığı bir öneriye dayandırılarak tanımlandı. Soykırım (Genocide) kelimesi, Yunanca ırk, ulus ya da soy anlamına gelen “genos” kelimesi ile Latince öldürme anlamında kullanılan “cide” son ekinin birleşmesiyle oluşmuş, iki ayrı dilden alınmış [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1>Soykırım teriminin kökeni nedir?</h1>
<p class="metin0">Soykırım suçu ilk kez 1944 yılında, Rafael Lempkin’nin bu tarihten on yıl önce “Axis Rule in Occupied Europe” adlı kitabında yaptığı bir öneriye dayandırılarak tanımlandı. Soykırım (Genocide) kelimesi, Yunanca ırk, ulus ya da soy anlamına gelen “genos” kelimesi ile Latince öldürme anlamında kullanılan “cide” son ekinin birleşmesiyle oluşmuş, iki ayrı dilden alınmış kelimelerle yapılan birleşik bir kelimedir. Bu kelime, 1945 Nuremberg Şartında açıkça bir suç olarak tanımlanmamasına karşın, kıdemli Nazi subayların duruşmasının iddianame ve açılış konuşması sırasında Nuremberg Uluslararası Askeri Ceza Mahkemesi huzurunda insanlık karşıtı bir suç olarak zikredildi.</p>
<h1>Soykırım nedir?</h1>
<p class="metin0">Soykırım, bir grup insanın tamamını veya bir kısmını yok etmeyi amaçlayan birtakım eylemlerin her biridir, bu yok etme maksadı soykırımı diğer insanlık karşıtı suçlardan ayırır.</p>
<p class="metin0">Uluslararası Ceza Mahkemesi’ni kuran Roma Statüsü’nün 6. maddesi, 1948 tarihli Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi’nin 2. maddesinde tanımlanan soykırım suçunu yargılama yetkisini Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne vermiştir. Bu tanımlama uluslararası örf ve adet hukukunun bir parçası olarak kabul edilmiştir, bu nedenle Soykırım Sözleşmesini onaylamış olsun olmasın, tüm devletler için bağlayıcıdır. Ruanda ve Eski Yugoslavya için kurulan Uluslararası Ceza Mahkemelerinin Statüleri de aynı tanımlamayı kullanmışlardır.</p>
<h1>Uluslararası Ceza Mahkemesi hangi soykırım eylemlerini yargılayabilecek?</h1>
<p class="metin0">Aşağıda sıralanan beş yasak eylem, -ulusal, etnik, ırksal veya dini bir grubu tamamen ya da kısmen yok etmek kastıyla işlenirse- soykırım suçunu oluşturur:</p>
<p class="metin0">- Bir grubun üyelerini öldürülmesi</p>
<p class="metin0">- Bir grubun üyelerinin ciddi bedensel veya zihinsel zarara uğratılması</p>
<p class="metin0">- Bir grubun yaşam koşullarının üyelerine fiziksel zarar verilmesi amacıyla bilerek zorlaştırılması</p>
<p class="metin0">- Bir grup içinde yeni doğumların önlenmesi</p>
<p class="metin0">- Bir grubun çocuklarının zorla başka bir gruba aktarılması.</p>
<p class="metin0">Kültürel soykırım (bir grubun üyelerinin kendi dilini kullanmasını , dini faaliyetlerini veya grubun kültürel faaliyetlerini gerçekleştirmesini engellemek amacıyla yapılan bilinçli eylemler) aynı zamanda bu beş yasak eylemden biri olmadıkça ve soykırım maksadıyla işlenmedikçe statüde kullanılan soykırım tanımına girmez. Benzer şekilde çevreye karşı saldırılar yoluyla yapılan ekosit (eko sistemi belirli bölgede bozmak veya yok etmek amacıyla işlenen eylemler) bu tanımlamanın kapsamına girmez ve bu saldırılar soykırım amacıyla gerçekleştirilmiş yasak beş eylemlerde birini içermedikçe soykırım suçunu oluşturmaz.</p>
<h1>Tecavüz bir soykırım suçu olabilir mi?</h1>
<p class="metin0">Ruanda için kurulan Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin verdiği 1998 tarihli Akayesu kararı, tecavüzün korunan bir grubun üyelerine ciddi bedensel ve ruhsal hasar verecek bir metot olarak uygulanmasının soykırım suçunu oluşturduğuna hükmederek bir dönüm noktası olmuştur. Buna ek olarak kararda, tecavüzün bir gruptaki doğumları engelleme aracı olarak kullanılabileceği belirtilmiştir. Örneğin, etnik kökenin babanın kimliğine göre belirlendiği toplumlarda bir kurbana onu hamile bırakmak üzere tecavüz etmek kurbanın kendi grubuna dahil bir çocuk doğurmasını engelleyebilmektedir.</p>
<h1>Başkalarını soykırım suçu işlemeye teşvik eden kimseler suçlu mudur ( olacak mıdır?)</h1>
<p class="metin0">Statünün 25 (3) (b) maddesine göre soykırım suçu işleyen ya da işlemeye yeltenen birine bu suçun işlenmesini emreden, suça teşvik veya tahrik eden herkes soykırım suçlusudur. Ayrıca 23 (3) (e) maddesi uyarınca da bir kimsenin doğrudan ve alenen diğerlerini soykırım suçu işlemeye kışkırtması da soykırım suçunu oluşturur.</p>
<p class="metin0">Soykırım suçu işleyenlere ya da işlemeye teşebbüs edenlere yardım edenler suçlu mudur?</p>
<p class="metin0">Statünün 25 (3) (c ) maddesine göre bir başkasının soykırım suçu işlemesine veya işlemeye teşebbüs etmesine yardım eden, cesaret veren herkes soykırım suçlusudur. 25 (3) (f) maddesi soykırım suçu işlemeye yeltenen herkesin soykırım suçlusu olduğunun belirtir. Soykırım Sözleşmesinin 3. maddesinin tersine, soykırım yapmak için gizlice anlaşmak (komplo kurmak) açıkça bir suç olarak tanımlanmamasına rağmen Statünün 25. maddesi bunu suç olarak kabul etmiştir</p>
<h1>Kim bir soykırım kurbanı olabilir?</h1>
<p class="metin0">Ulusal, etnik, ırksal ya da dini bir grubun herhangi bir üyesi soykırım kurbanı olabilir. “Etnik” terimiyle dilsel ve kültürel grupların kapsanması amaçlanmıştır. Roma Statüsü sosyal ve politik grupları potansiyel kurban tanımına dahil etmez. Ancak bu gruplara karşı yöneltilen insanlık karşıtı suçlar yaygın veya sistematik temelde ve bir devlet ya da örgüt politikasına uygun olarak işlenirse mahkemenin yargı yetkisine girer (bak. Bilgi Notu 4).</p>
<p class="metin0">Bir grubun tamamen ya da bir bölümünün yok edilmesi mi yok etme amacını gütmek mi suçun oluşması için gereklidir?</p>
<p class="metin0">Böyle bir gereklilik yoktur. Soykırım suçuyla suçlanmak için kasaba veya köy gibi belirli bir toplumdaki bir grubun büyük bir kısmını o grubun kimliği nedeniyle yok etme amacını gütmek yeterlidir.</p>
<h1>Soykırım suçuyla kimler yargılanabilir?</h1>
<p class="metin0">Hangi mevkide olursa olsun herkes soykırım suçuyla yargılanabilir. Bu demektir ki, sadece soykırımı planlayan ve yapılmasını emreden bir devlet başkanı ya da hükümet bakanı değil suçu işleyen sıradan bir asker veya kapı komşusu da soykırım suçunun faili olabilir. Madde 33 (2) açıkça, bir üsttün emirlerine uymayı soykırım suçlamasına karşı yasal bir savunma nedeni olarak kabul etmez.</p>
<h1>Soykırımın kanıtlanması için ne gereklidir?</h1>
<p class="metin0">Bir grubu tamamen veya kısmen yok etme amacının suçun temel unsuru olmasıyla birlikte, eylemlerin arkasındaki niyetin ve güdülerin kesin bir kanıtını bulmak hem çok önemli hem de genellikle çok zordur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.emelvakfi.org/surgun/?feed=rss2&amp;p=65</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kırım Tatar Milli Meclisi reisi M.A. Kırımoğlu&#8217;nun Sürgünün 60. yılında Akmescit&#8217;te yaptığı konuşma</title>
		<link>http://www.emelvakfi.org/surgun/?p=62</link>
		<comments>http://www.emelvakfi.org/surgun/?p=62#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 09 May 2009 12:41:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Faaliyetler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.emelvakfi.org/surgun/?p=62</guid>
		<description><![CDATA[Sayğılı Qırımtatar milleti, sayğılı Romanya’dan, Türkiye’den         ve diğer ülkelerden kelgen diasporamızın temsilcileri, sayğılı         misafirlerimiz.
Her bir halkın hayatında insanların bir araya toplayan tarihi ve         manalı bir günü vardır. Çok milletler için bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="metin0"><img src="http://www.surgun.org/surgun/images/18Mayis2004/thumbnails/IMG_0150.jpg" border="0" alt="" hspace="3" align="left" />Sayğılı Qırımtatar milleti, sayğılı Romanya’dan, Türkiye’den         ve diğer ülkelerden kelgen diasporamızın temsilcileri, sayğılı         misafirlerimiz.</p>
<p>Her bir halkın hayatında insanların bir araya toplayan tarihi ve         manalı bir günü vardır. Çok milletler için bu adeta milletin bağımsızlık         kazandığı günü veya nasıldır başka bir milli bayramdır. Ama         bizim halkımızın takdiri oyle oldu ki, bizim için en manalı ve         insanlarımızı en çok bir araya ketirgen gün 18 mayıs –         milletimizni tamamile yok etmeye niyetlenen sürgün ve soykırım günüdür.         O facialı 1944 yılında dünyağa kelgen ve hayatta kalğan insanlarımız         da artık çoktan kartbaba ve kartanalar yaşına geldiler, ama halkımıza         karşı yapılan cinayetin sonuçları o kadar dehşetli oldu ki, bu         vakia milletimizin hatırasından ebediyen silinmeyecektir.</p>
<p class="metin0">İnşallah, gelecekte bizim halkımız için de en önemli         gün bu matem günü degil, tam tersine, parlak bir gün, bizim hep         milli ve insan haklarımız tamamile iade edildiği ve nihayet bizim         devletçiliğimiz, milli muhtar cumhuriyetimiz kurulduğu bir gün         olacaktır. O zaman biz matem günümüze yalnız ğurbet topraklarında         olgen ve öldürülen soydaşlarımızın ruhlarına hayır dualar         okumak için toplanabiliriz. Ama o zaman gelmeince kadar, yani bizim         milli meselemiz tamamile çözülmeince kadar 18 mayıs günü bizim için         yalnız matem günü değil de, ayni zaman hep esas milli taleplerimizi         ortaya koyduğumuz ve bu talepler yerine getirilmesi için kureşeceğimize         biz son derece kararlı olduğumuzu numayış eden bir gün olacaktır.</p>
<p class="metin0">Keçken 60 yıl bizim halkımız için hep kureş yılları         oldu. Birinci sürgün yılları Orta Asya ve Uralların en olumsuz bölgelerine         sürülen ve dehşetli rejim altında olan halkımız hayatta kalmak için         kureşti. Yalnız 2-3 yıl arasında onbinlerce insanlarımıznı         kaybetip, halkımız vatanına kaytmak ve kendi hakları için zamanın         en güçlü rejimine karşı kendi mücadelesini başladı. Bizim milli         demokratık hareketimizde bütün Qırımtatar halkı iştirak ettti         demek mümkündür. Bu milli hareket halkımıznı daha ziyade birleşmesine         ve sağlamlaşmasına yardımcı oldu, halkımızı vatanına getirdi ve         ayni zaman Sovyetler Birliği içerisinde demokratik hareketini güçlendirdi,         komunist rejimin çokmesine büyük hissesini koştu ve haklı olarak dünya         kamuoyunda halkımıza karşı büyük sayğı ve hürmet kazandırdı.</p>
<p class="metin0">Halkımız son derece zor durumda olduğu zaman, kendi         hakları için kureş alıp vardığı zaman bizlere yardım ellerini         uzatan, bizlerle beraber bizim haklarımız için hapislere kirgen,         serbestliklerini ve canlarını ortağa koyğan çok dostlarımız da         oldu. Ve biz oları da hiç zaman unutmayacakmız. Tünevin biz Qırım         devlet sanayı ve pedagogik üniversitesin yanında halkımızğa karşı         sürgün yıllarında insancasına davrabğan, vatanımızğa kaytmak için         kureşimizde yardımci olan Ukrayna ve Özbek halklarına, bizim Milli         hareketimizğe en çok destek vergen başka milletli insanlarğa bağışlanğan         bir abide açtık. Elbet, Özbekistan’da ve diğer sürgün topraklarında         Sovyet propagandasın tesirinde olup halkımıza karşı haksızlıklar         ve cinayetler yapkan kimseler de çok oldu. Orarın cezalarını bu veya         ebir dünyada Allah kendisi versin. Bizim vazifemiz ise gerçek dostlarımızı         hiç zaman unutmamak ve olara minnetdarlığımızı ifade etmektir.</p>
<p class="metin0">Ama halkımızı önunde daha çok vazifeler var.         Milletimizin geleceğine, onun ayrı bir millet olarak yeryüzünden yok         olmayacağına emin olmak için daha çok şeyler yapılması kerek         olacaktır.</p>
<p class="metin0">Qirimtatar tili, yani bu toprağın tamır milletin         tili, Qırım muhtar cumhuriyetinde ve Akyar bölgesinde mutlaka resmi         til olması kerek.</p>
<p class="metin0">Kırım Tatar halkın temsilcileri Qırım’ın hep yönetim         sistemlerinde en azından oran sayımıza köre olması kerek.</p>
<p class="metin0">Bizim evlatlarımıza öz ana tilinde devlet tarafından         tahsil almalarına imkan yaratılması kerek.</p>
<p class="metin0">Sürgünlükten sonra Sovyet rejimi tarafından         tamamile değiştirilen ve Ruslaştırılan köy-kasabalarımızın gerçek         adları iade edilmesi kerek.</p>
<p class="metin0">Köy yerlerinde yerleşen soydaşlarımıza başka         milletlere kore az olmayan ölçüde toprak verilmesi kerek.</p>
<p class="metin0">Qırım’ın Yalıboyuna bizim topraklarımızı çeşit         yabancı strukturlara satılması veya orasının yöneticileri tarafından         ruşvet karşılığına dağıtılması durdurulmalı ve birinci sırada         vatanlarına kaytıp kelgen insanlarğa verilmelidir.</p>
<p class="metin0">Daha mecburen ğurbet topraklarında kalan soydaşlarımıza         vatanlarına kaytıp kelmelerine her gerekli imkanlar yaratılmalıdır.</p>
<p class="metin0">Ukrayna’nın yüksek devlet makamlarına bizim ğayet         çok haklı iddialarımız ve taleplerimiz vardır. Eger bu yüksek         vazifelerde olan kimselerde biraz ziyade iyi niyet olsaydı ve olar yalnız         kendi menfaatlarını değil biraz devletin ve cemiyetin de menfaatlarını         düşünseydiler, bizim çok meselelerimiz artık çözülmüş olacaktı.</p>
<p class="metin0">Ama, bununla beraber, Ukrayna kendi bağımsızlığını         kazandıktan sonra Qırımtatarları için hiçbirşey yapılmadı         diyecek olsak, elbette günahkar olacağız. Sovyet zamanında halkımızın         temsilcileri Kremlin’in büyüklerinen görüşmek ve dertlerini         anlatmak için oların bosağalarında aylarnen ve yıllarnen bekley         ediler. Ama görüşmek yerine olarnı organlar yakalayıp, dövüp         konvoynen sürgün yerlerine geri yollay ediler. 18 Mayısta günleri de         sürgünlükte ölgen ve öldürülen insanlarımızın hatırlamak ve         oların ruhlarına bir dua okumaya toplanan insanlarımız da büyük         saldırılara uğratıla edi. 60-80-ci yılları vatanlarına kaytıp         kelgen insanlarımıznı nasıl yeniden vatanlarından sürgün         ettiklerini, oların yeniden satın alınan evlerini buldozerlernen yıktıklarını         hatırlayık. Şimdi ise Ukrayna cumhurbaşkanı kendisi Qırım’a         gelip halkımızın temsilcilerinen görüşüp problemlerimiz çözülmesi         için talimatlar vermektedir.</p>
<p class="metin0">Kırım Tatar halkın sürgünlügün 60 yıllığı         arifesinde de devlet makamları tarafından birkaç tedbirler alındı.         Ukrayna Cumhurbaşkanın kararınen halkımızın sürgünlügün 60 yıllığı         devlet seviyesinde kaydedilmektedir. Ukrayna başbakanın rehberliginde         kurulan teşkilatlandırma komissionu tarafından da bazı sosyal ve         medeniy problemlerimiz çözülmesi için tedbirler pilanı kabül         edildi. Bu tedbirler arasında Qırım’ın hep köy-kasabalarına eski         adlarını vermek, sürgünlükte şehit olğan insanlarımıza Qırım’da         bir anıt abidesi kurmak gibi meseleler de var. Ukrayna Yukarı Şurası         İnsan hakları ve milletlerarası ilişkiler komitetinin başkanı         G.Udovenko da Ukrayna parlamentosu tarafından Kırım Tatar halkının         hakları iade edilmesi konuda kanun kabül edilmesi için çok ğayret         sarfetti.</p>
<p class="metin0">Bu kanun 13 mayısta bakılacak ve oylamaya koyulacaktı,         ama mesele bakılmadı, çünki komunist partisinin vekilleri bozğunluk         yapıp parlamentoya çalışmaya vermediler. Bu kanun bu künge, yani 18         mayıs kününe kaldırıldı ve bu sebepten Milli meclis reisinin         muavini Kiyev’de kaldı.</p>
<p class="metin0">Bu kanun kabül edildiği takdirde bizim birçok sosyal         sorunlarımız ve bu sırada toprak problemimiz de belli derecede çözülmüş         olacaktır.</p>
<p class="metin0">İki hafta evvel Qırım otonom cumhuriyetinin başbakanı         S.Kunitsin tarafından Kırım yarımadasının toponimikasını deniştirmek         ve onun eski adları iade edilmesi konuda araştırmalar yapmak için         bir çalışma grubu kurulması hakkında bir karar imzaladı.</p>
<p class="metin0">Yakın zamanlarda Ukrayna parlamentosu tarafından Qırımtatar         halkının Ukrayna içerisinde statusü hakkında kanun kabül edeceğine         ve böylelikle onun esas haklarını tanıyacak bir kanun da kabül         edeceğine ümüdümüz var. Yarım ay evelsi Ukrayna başbakanı,         Ukrayna dışarısında daha yüzbinden ziyade Qırımtatarı var olduğunu         ve oların da vatanlarına kaytarılması için Ukrayna devleti hertürlü         tedbirler alacağı hususta bir açıklama yaptı. Ukrayna Milli emniyet         konseyin başkanı Radçenko da, devlet tarafından Qırımtatarların         hak-hukukları bu güne kadar gerekli derecede korçalanmadığını ve         bu konuda daha çok çalışmalar yapılması kerek olduğu hususta söyledi.         İnşalla bu sözler ve vadeler gerçekleştirilmek için gerekli         tedbirler alınacaktır.</p>
<p class="metin0">Ama bununla beraber, Qırım’da, Kiyev’de ve         Ukrayna’nın dışarısında da halkımızın hak hukukları iade         edilmemsi için, bizim meselelerimiz çözülmemesi için hareketler         etken çok kuvvetler de var. Olar da Qırımtatar halkının sürgünlügün         60 yıllığına hazırlandılar ve Qırım içerisinde milletlerarası         gerginlik yaratmak için çok ğayret sarfettiler. Sonki zamanlarda hergün         Qırım’ın şovenistik gazeteleri ve siyasi provokatorlar, bunların         arasında birkaç Qırım Yukarı Şurasında deputat olğan ‘Rys         bloku’ rehberleri, birkaç yerli şuraların deputatları halkımızğa         ve halkımıznı temsil etken Milli Meclisimizge karşı hakaretler yayınladılar.         Bu pisliklerin bazıları halkımıznı yeniden sürgün etmekle bile         tehdit etmeye çalıştılar.</p>
<p class="metin0">Böyle vaziyette devlet organları, eğer gerçekten de         Qırım’da milletlerarası gerginlik olmamasını istemiş olsaydılar,         derhal bu provokatorlara karşı gerekli tedbirler almalıydılar. Ama         burasının organların davranışları tam tersine oldu. Bu         provokatorları mahkemeye verip oların bozğunluk yaratan davranışlarını         durdurmak imkanı da yok, çünki mahkemeler de ayni düşüncelerde         olan şovenistlerle dolu. Qırım militsiyası da, sonki zamanlarda         Simeiz ve Akmescit’te olup geçen vakiyaları bir bahane yapıp, bizim         gençlerimize karşı geniş baskı kampanyasını başladılar. Onlarca         sebepsiz aramalar, tutuklamalar, soruşturmalar ve bu soruşturmalar         esnasında insanlarımıza karşı hakaretler. Böyle terrorla bunlar         bizim gençlerimizin gözlerini korkutmaya ve ayni zaman şovenistlerin         alkışlarını kazanmaya isteyler. Qırımtatarlarına karşı yapılan         cinayetler ise cokunca cesasız kalmaktadır. Mesela, sonki yıllar içerisine         Qırımtatar Milli Meclisine 3 kere yanğın bombaları atıldı, ama hiç         bir keresine bile cinayetçiler tutuklanmadı. Bundan da ğayrı,         organlar ve şovenist gazeteler bu cinayetşileri hiç aramamak için çeşit         ve provokasyon dedi-kodular darkatalar – sanki Meclis’ni Kırım         Tatarları kendilerileri yakmışlardır ve buna benzer mantıksız saçmalıklar.</p>
<p class="metin0">Qırım’ın çeşit bölgelerinde yine de Qırımtatarlarına         karşı yerli hakimiyetin razılığınen ve oların desteklerinen         ‘kazak birlikleri’, yani Ukrayna kanunlara aykırı yarı-askeri         birlikler kurulmaktadır, ve bu kazaklar daime Qırımtatarlarınen tartışmalara,         milletlerarası gerginliğe sebepçi olmaktadırlar.</p>
<p class="metin0">Eğer böyle durum ve davranışlar devam etecek olsa,         Qırım organları tamamile banditlernen ve şovenistlernen beraber         oldukları anlaşılacak ve Qırımtatarları kendilerini bunlardan         sadece kendi kuvvetlerinen korçalamağa mecbur olacaklardır. Ve eğer         de bazı kimseler, Qırımtatarların sayıları az ve onun için olara         karşı hertürlü haksızlık yapılabilir fikrinde iseler, böyle düşünce         yalnış olduğunu Qırımtatar halkı tez vakitte ispat edebilecektir.         Onyıllar devamında dünyanın en büyük ve kuvvetli totalitar         rejimine karşı kureşken Qırımtatar halkı elbette kendi haklarını         korçalamak için bir çareler tapacaktır.</p>
<p class="metin0">Sayğılı vatandaşlar, birkaç aydan sonra         Ukrayna’da çok önemli siyasi vakia olacak – devletin yeni cumhurbaşkanı         seçilecek. Bu seçimlerden sonra Qırımtatar milli meselesinde de önemli         ve müspet denişmeler olacağına ümidimiz var. Bu seçimlerde Qırımtatarların         davranışları nasıl olsa milletimize faydalı olabileceği, yani seçimlerde         nasıl iştirak etmeli ve oylarımızı kime vermeli hususta bir karar         çıkarmak için bu yılın ağustos veya eylul ayında mahsus Qırultay         toplanacaktır. Bundan evvel biz hep namzetlerin programlarını         inceleyecekmiz, kerekli müzakereler ve görüşmeler yapacakmız. Ama         artık şimdiden bazı siyasi güçler ve partüler tarafından         milletimizi parşalamak ve büylelikle hiç olmadıkta birkaç vatandaşlarımızın         oylarını kendi menfaatlarına kullanmak için hareketler başlandı.         Bu maksatlarını gerçekleştirmek için oların ellerinde hem iktidar         ve hem de bol bol paraları da var. Ama ümit ederim ve eminim ki, halkımızın         içinde satkınların sayısı çok olmayacak ve halkımızın büyük         çoğunluğu Milli Qurultayımız aldığı kararlara göre hareket         edecektir.</p>
<p class="metin0">Halkımızın birliğinen ve kendi aktif demokratik         hareketlerimiznen biz mutlaka kendi insan ve milli haklarımızı korçalarmiz.</p>
<p class="metin0">Allah hepimize yardımci olsun ve doğru yoldan saptırmasın.</p>
<p class="dipnot">18 Mayıs 2004, Akmescit  - KIRIM</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.emelvakfi.org/surgun/?feed=rss2&amp;p=62</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>18 Mayıs 1944 Unutulmayacak !</title>
		<link>http://www.emelvakfi.org/surgun/?p=59</link>
		<comments>http://www.emelvakfi.org/surgun/?p=59#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 09 May 2009 12:39:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Faaliyetler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.emelvakfi.org/surgun/?p=59</guid>
		<description><![CDATA[Yaşadığımız günlerde Avrupa ülkelerinde çeşitli politik düşüncelerle         Soykırım üzerine geniş eğilimler olduğunu gözlemlemekteyiz.
Bazı Avrupa ülkeleri veya politik kurumları ve şahıslar kendi         vicdanlarını rahatlatma amacıyla hareket ederken mensupları oldukları         toplumların tarihlerini gözardı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yaşadığımız günlerde Avrupa ülkelerinde çeşitli politik düşüncelerle         Soykırım üzerine geniş eğilimler olduğunu gözlemlemekteyiz.</p>
<p>Bazı Avrupa ülkeleri veya politik kurumları ve şahıslar kendi         vicdanlarını rahatlatma amacıyla hareket ederken mensupları oldukları         toplumların tarihlerini gözardı etmektedirler.</p>
<p>Unutulmamalı ki; Sadece 1. dünya savaşı değil, 2. Dünya Savaşı         da büyük soykırımlarına sahne olmuş, bir sürü millet ve halk         soykırıma maruz kalmışlardır.</p>
<p>Nazi Almanyası&#8217;nın soykırımına maruz kalan Yahudiler ve Çingeneler         dışında da Sovyetler Birliğinin soykırıma uğrattığı milletler         nedense gündeme getirilmemektedir .</p>
<p>Almanlarla savaşta olması sebebiyle Sovyetler Birliği sınırları         içinde yaşayan Alman asıllıların dışında 8 Ekim 1943 tarihli         SSCB YSP kararnamesiyle toplam 93.139 Kalmuk Türkü Altay, Krasnoyarsk,         Omsk ve Novosibirsk bölgelerindeki özel iskan alanlarına sürgün         edilmiştir. 2 Kasım 1943&#8242;te ise toplam 69.267 Karaçay Türkü         vatanlarından zorla çıkartılmıştır.</p>
<p>Bütün bu toplulukların sürgüne gönderilme gerekçesi hemen         hemen aynıdır: Almanlarla işbirliği yapmak veya onlara karşı         gerektiği gibi mukavemet etmemek.</p>
<p>Oysa Alman işgaline hiç maruz kalmayan ve onlarla herhangi bir         teması bulunmayan Çeçen-Inguşlar da Stalin döneminin bu acı         siyasetinden nasibini almışlardır. Bu uygulama sonucu binlerce Çeçen-Inguş,         23 Şubat 1943&#8242;te başlayan bir operasyonla vatanlarından zorla çıkarılarak         Kazakistan ve Kırgızistan&#8217;ın çeşitli bölgelerine sürülmüşlerdir.</p>
<p>18 Mayıs 1944 tarihi de bu insanlık ayıbının yaşandığı         tarihlerden biridir ve Kırım Tatar Türkleri bu tarihte Ikinci Dünya         Savaşı sırasında Almanlara yardım ettikleri gerekçesiyle vatanlarından         topyekün sürgüne maruz kalmışlar, bu sürgün sırasında da büyük         bir soykırım yaşamışlardır.</p>
<p>Sovyet liderlerinden Beria&#8217;nın 10 Mayıs 1944&#8242;te Sovyet devlet başkanı         Stalin&#8217;den, Kırım Türklerinin Sovyet halkına karşı &#8220;ihanet         ettiği&#8221; göz önüne alınarak, bütün Kırım Türklerinin Kırım         bölgesinden çıkarılması hususunda Devlet Güvenlik Komitesi         (GKO)&#8217;nin onayını talep etmesini müteakip 11 Mayıs 1944 stalin imzalı         GKO&#8217;nin 5859 sayılı &#8220;çok gizli&#8221; kararnamesiyle Sovyet Yönetimi         Kırım&#8217;da yaşayan tüm Kırım Türklerinin vatanlarından sürgününe         karar vermişti.</p>
<p>Söz konusu kararname ile, sürgün edilecek olanların         beraberlerinde kendi özel eşyalarını, elbiselerini, günlük demirbaş         eşyalarını ve aile başına 500 kg erzak almalarına izin         veriliyordu.</p>
<p>Kırım Türklerini sürmekle görevlendirilen askerlerin taşkınlıkları         o derece artmıştı ki, yaşlı kadınları, acıdan çılgına dönenleri         kaçmaları için serbest bırakmışlar, sonra da arkalarından kurşun         yağdırmışlardı.</p>
<p>Hayvan vagonları ile sürgüne gönderilen Kırım Türklerinin sürgününün         yolda geçen safhası, Kırım Türkleri açısından unutulması güç         hadiselerin cereyan ettiği bir tablo ortaya koymaktadır.</p>
<p>Tıka basa vagonlara doldurulan halk, günlerce aç-susuz bir şekilde,         en temel ihtiyaçlarını gideremeden, sonunun ne olacağını bilmediği         bir seyahate çıkmıştı. Yol boyunca bir çok insan hastalanmış, özellikle         yaşlılar ve çocuklar açlığa, susuzluğa, vagonların havasızlığına         dayanamayarak hayatını kaybetmişlerdi. Ölenler durulan ilk yerde         vagonlardan indirilmiş ve defnedilmelerine müsaade edilmeden yol         kenarlarına bırakılmıştı. Bu şekilde yol boyunca ne kadar Kırım         Türkünün öldüğü bilinmemektedir.</p>
<p>Geri kalanlar da sürüldükleri Özbekistan ve Kazakistan&#8217;da çoğunlukla         fabrika ve işletmelerin bulunduğu köy ve kasabalara yerleştirildiler.         Kırım Türkleri buralarda uzun bir müddet son derece ağır şartlar         altında yaşadılar. Günlerce, haftalarca at ahırlarında, kuru         toprak üzerinde, hatta kazdıkları çukurlarda yaşamaya çalışarak         hayatta kalma mücadelesi verdiler. Son derece çetin olduğu görülen         bu hayat şartları, Kırım Türkleri arasında oldukça ciddi         boyutlara varan can kayıplarına neden oldu.</p>
<p>Sürgünden yıllar sonra bizzat Kırım Türkleri tarafından yapılan         nüfus sayımı sonucunda ortaya çıkan tablo, yol boyunca ve yerleşim         yerlerine vardıktan sonra geçen birkaç yıl içinde açlık ve hastalıktan         ölen Kırım Türklerinin mevcudunu gözler önüne sermektedir. Buna göre,         sürgüne gönderilenler arasında bulunan 112.700 çocuktan 60.034&#8242;ü,         93.200 kadından 40.085&#8242;i, 32.600 erkekten 12.061&#8242;i hayatını kaybetmiştir.         Bu sürülen bütün halkın %46.2&#8217;sı, diğer bir ifade ile halkın         neredeyse yarısı demekti.</p>
<p>Sovyet kayıtlarına göre Kırım&#8217;da 218 bin Kırım Türkü yaşadığı         kaydedilmişken 191.014 Kırım Türkünün sürgün edildiği gibi bir         durum ortaya çıkmaktadır, ki bu sayının gerçekleri ne ölçüde         yansıttığı ihtilaf konusudur.</p>
<p>Diğer taraftan, Nazi Almanyası da zoraki işçi (Ostarbeiter)         olarak binlerce insanı Almanya ve Avusturya&#8217;ya getirerek çok zor koşullarda         çalıştırmıştır.</p>
<p>Günümüzde sadece Almanya&#8217;da savaş sonrası esir ve ostarbeiter         olarak getirilen ailelerin yaşayan fertleri de büyük bir yekun         tutmaktadır.</p>
<p>Diğer taraftan sürgün edildikleri bölgelerden vatanlarına dönemeyenlerin         sayıları halen büyük rakamlarla ifade edilmektedir.</p>
<p>Günümüzde Özbekistan&#8217;dan Kırım&#8217;a dönemeyen tatar sayısı 200         bindir. Halen sürgün sonrası bölünen ve birbirine kavuşamayan         aileler sorunu da büyük bir sayı oluşturmaktadır.</p>
<p>Sürgün edilen bu toplulukların mensupları halen Sürgünlerin acısını         her yönüyle yaşamaktadırlar</p>
<p>Unutulmamalı ki; Kırım Tatarları ile birlikte sürgüne gönderilen         tüm toplulukların sürgün kararı olarak gösterilen gerekçe hep aynıdır.         Almanlarla işbirliği yapmak veya onlara karşı gerektiği gibi         mukavemet etmemek.</p>
<p>Sürgün olayları sırasında resmen soykırım tarifine uyan         uygulamalar yapıldığı halde tarihin daha eski dönemlerinde yapıldığı         iddia edilen sürgünler parlamentolara taşınırken bu halklara         uygulanan soykırımların hatırlanmamak istenmesi insanlık ayıbıdır.</p>
<p>En azından bu insanlardan sürgüne sebeb olan ülkelerin politikacıları         ve parlamentoları insanlık önünde özür dilemelidirler.</p>
<p>Milletlerinin sebeb oldukları zararların telafisi yönünde çaba göstermelidirler.</p>
<p>Batı Avrupa kırım Türkleri Kültür ve Dayanışma Merkezi olarak         18 mayıs 1944&#8242;te vatanlarından sürülen halkımızın ve diğer         toplulukların meselelerini Avrupa ülkelerinin Parlamentoları, resmi         kuruluşları, politikacıları ve basın kuruluşları nezdinde dile         getirip haklarını arayacağımızı Kamuoyuna duyururuz.</p>
<p>Batı Avrupa Kırım Türkleri<br />
Dayanışma ve Kültür Merkezi<br />
Genel Başkanı<br />
Rafet Karanlık</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.emelvakfi.org/surgun/?feed=rss2&amp;p=59</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kırım Tatar Milli Meclisi reisi M.A. Kırımoğlu&#8217;nun Sürgünün 61. yılında Akmescit&#8217;te yaptığı konuşma</title>
		<link>http://www.emelvakfi.org/surgun/?p=57</link>
		<comments>http://www.emelvakfi.org/surgun/?p=57#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 09 May 2009 12:38:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Faaliyetler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.emelvakfi.org/surgun/?p=57</guid>
		<description><![CDATA[
Qırım Tatar Milli Meclisi reisinin 18 Mayıs 2005 mitinginde konuşması
Sayğılı vatandaşlarımız,
Qırımtatar milletinin takdirini tamamile deniştiren ve milletimizni yeryüzünden         yok etmeye niyetlengen facialı 18 Mayıs 1944 yılından işte daha bir         sene uzaqlaştık. Her yıl olduğu gibi, biz bu mañalı kün [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="metin0"><img src="http://www.surgun.org/surgun/images/18Mayis2004/thumbnails/IMG_0150.jpg" border="0" alt="" hspace="3" align="left" /></p>
<p class="metin0">Qırım Tatar Milli Meclisi reisinin 18 Mayıs 2005 mitinginde konuşması</p>
<p class="metin0">Sayğılı vatandaşlarımız,</p>
<p class="metin0">Qırımtatar milletinin takdirini tamamile deniştiren ve milletimizni yeryüzünden         yok etmeye niyetlengen facialı 18 Mayıs 1944 yılından işte daha bir         sene uzaqlaştık. Her yıl olduğu gibi, biz bu mañalı kün o dehşetli         cinayetin qurbanlarını añmaqla beraber, çoq yıllar devam etken         Milli hareketimizin bazı neticelerini yekünlemek,  bugünkü durumumuzğa qıymet kesmek, esas problerimizni közden         keçirmek, bu problemlerin tezce çözülmesi için doğru yolları         tespit etmek ve esas taleplerimizni ifade etmek için toplandıq.</p>
<p class="metin0">Halqımızın öz anavatınına büyük aqıntısı başlandıqtan bu künge         qadar artıq 17 yıl keçti. Şimdi halqımızın büyük qısmı artıq         öz toprağında ve adım adım kendi haqlarını geri almaqtadır. Keçken         yıllarındaki vaziyetimizni bugünkü durumumuznen qıyas ettiğimiz         zaman, elbette önemli farqlar körmek mümkündür. Evsiz-barınaqsız         olğan insanlarımızın sayısı biraz da olsa azaldı. Milli         medeniyetimizi, ana tilimizi, dinimizi, urf-adetlerimizni canlandırma         qonularda da bazı adımlar yapılmaqtadır. Ama halqımız artıq öz         toprağına sahip oldu ve bu topraqta yaşağan diğer milletlernen eşit         oldu demek için daha sebep yoq ve böyle olması için, milletimizi         keleceği hususta rahat olmamız için daha çoq hareketler ve çalışmalar         yapmaq kerek olacaqtır.</p>
<p class="metin0">Qırımtatar halqının bu memleketin yerli-avtohton bir milleti olduğunu         ve buna köre bu milletin temel haqlarını tanığan bir qanun daha         Ukrayna tarafından qabül etilmedi ve eğer bizleri Ukrayna&#8217;da yaşağan         yüzden ziyade milli azınlıqlar sırasında baqacaq olsalar, elbette         bizim çoq meselelerimizin çözümü zorlaşacaqtır.</p>
<p class="metin0">Ukrayna&#8217;nın topraq qanunu qabül etildiği zaman Qırım&#8217;daki durum hesaba         alınmadığı, yerli devlet memurların açgözlükleri ve halqımızğa         qarşı şovenistik davranışları neticesinde, köy yerlerinde yaşağan         çok Qırımtatarları topraqsız qaldı veya oların ellerine keçken         topraq ölçüsü dışarıdan Qırım&#8217;ğa getirilen insanlarğa köre         ikki kere az oldu. Qırım&#8217;ın Yalı Boyusu ise bu toprağın yerli halqı         için praktik olarak qapalı qaldı.</p>
<p class="metin0">Qırımtatarların avtonom cumhuriyetin yönetim sisteminde temsilcileri de         sayı oranlarına köre birqaç kere az ve netice olaraq oların arasında         işsizlik en yüksek seviyede, olara qarşı, birinci olaraq organlar         tarafından, en çok ve açıqtan         açıq haqsızlıklaq yapılmaqtadır.</p>
<p class="metin0">Organların böyle büyük haqsızlıqların örneği, birkaç ay evvel         bizim vatandaşımız, Milli hareketimizin aktif iştiraqçilerden         birisi  Qurtseit Abdullayev ve daha beş gençlerimize qarşı         mahkeme tarafından alınan  son         derece adaletsiz qararı oldu. Tabi olaraq bu qarar butün halqımız         arasında büyük öfke ve hiddet uyandırdı, çünki bu qararın esas         maqsadı Simeiz ve Akmescit&#8217;te olup keçken çatışmaların kerçek suçlularnı         ve kabahatlıları cezalandırmaq değil de, yalnız Qırım&#8217;ın Yalıboyusunda          topraq hırsızlıqlarğa ve faşist &#8217;skinhed&#8217; gruplarına qarşı         çıqan gençlerimizni qortutmak edi.</p>
<p class="metin0">Bu qarar doğrudan doğru eski baş prokuror Vasilyev&#8217;in emrinen çıqarıldı         ve bu baş prokuror şimdi, vazifesinden boşatıldıqtan sonra, Ukrayna         devletinin bağımsızlığına qarşı hareketler etken ve Slav ırqlı         devletler birleşmesi kurmak peşinde uğraşqan faşist siyasetçi Nataşa         Vitrenko&#8217;nun yaqın arqadaşı oldu.</p>
<p class="metin0">Bundan biraz evvel, sadece Qırımtatar Milli Meclisini itibardan düşürmek         maqsadiyle, eski baş prokuror ve şimdiki Komunist partisinin         listesinen Ukrayna milletvekili olaraq seçilen M.Potebenko&#8217;nun rehberliğinde         Milli Meclis&#8217;in azası Abmecit Süleymanov&#8217;ğa ve daha birqaç vatandaşlarımızğa         qarşı provakasyon  dava açılğan         edi. İkki yıl qadar adamlarnı hiç qabahatsız hapiste tuttular ve bu         dava temelsiz ve sahte olduğu apaçıq ortaya çıqtıqtan sonra olarnı         serbest bıraqmağa mecbur oldular. Ama bu cinayetni işlegen organların         hiçbir kimsesi cezalandırılmadı.</p>
<p class="metin0">Ve elbette biz haqsız cezalandırılğan vatandaşlarımıznı serbest bıraqılması         için ve bazı siyasi kuvetlerin sıparışlarını yerine ketirmek         maqsadiyle veya kendi şovenist inançlarına kore halqımıza karşı         cinayetler yapqan kimselerni cezalandırılması için hareketlerimizni         devam etecekmiz.</p>
<p class="metin0">Merkez maqamların meseleğe diqqat vermedikleri ve yerli maqamların şovenist         qafalı olduqları sebebinden vatanımızın sürgünlükten sonra         Sovyet rejimi tarafından deniştirilgen ve Ruslaştırılğan köy-qasabalarına         daha eski adları verilmedi. Bu mesele çözilmesi için kerekli ciddi         adımlar yapılmalıdır..</p>
<p class="metin0">Hiç bir daqiqa unutmayıq ki, binlerce bizim soydaşlarımız, doğmuşlarımız,         aqrabalarımız daha öz vatanına qaytıp olamaylar ve ğurbetlikte, büyük         çoğunluğu Özbekistan&#8217;da kanlı diktator İ.Karimov&#8217;un altında,         qalmak mecburundadırlar. Olara vatanlarına qaytıp kelmeleri için         yardım vemek te bizim borcumuzdur.</p>
<p class="metin0">Şunu da unutmayıq ki, eğer ana tilimizde maarif sistemimiz, milli         mekteplerimizin durumu ve sayısı şimdiki vaziyette qalacak olsa, Qırımtatar         tili otonom cumhuriyetin resmi tili olaraq tanılmazsa, yaqın onyıllar         işerisinde bizim milletimiz tamamile yeryüzünden bir millet olarak         yoq olma tehlikesinen qarşı qarşıya kelecektir. Ve boylelikle 1944 yılında         halqımıznı sürgün etken ve soyqırımına uğratqan cinayetçilerin         istekleri ve hayalları tamamile gerçekleşecektir.</p>
<p class="metin0">Keçken yılın en önemli vaqiası, çuphesiz ki, yeni Ukrayna cumhurbaşqanı         seçimleri oldu. Bu seçimlerde yalnız cumhurbaşqanı vazifesine ikki         namzetlerini köstergen şahslar arasında değil de, ikki çok farqlı         ideologiya arasında, Ukrayna devleti nasıl yolnen keteceği arasında         tartışma oldu. Yani, Ukrayna&#8217;da nasıldır &#8216;klanlar&#8217; hüküm sürecek         mi, yoqsa demokratik bir yönetim olacaq mı arasında tartışma olup         keçti. Ve Qırım&#8217;da yeni yolnu destekleyen ve kendilerini cesaretle şovenist,         komünist ve iktidarda olğan kuvvetlerine qarşı qoyğan kuvvet Qırımtatarları         olup çıqtı.</p>
<p class="metin0">Milli çapında V.Yuşçenko&#8217;nu desteklemek haqqında karar aldığı zaman         Qıtrımtatar Milli Qurultayı bu qarar çok ciddi risknen bağlı olduğundan,         seçimleri diğer namzet qazandığı taqdirde milli problemlerimiz çözülmesi         meselede daha çoq zorluklar meydanğa keleceğinden elbette haberdar         edi. Qurultayımız Yuşçenko&#8217;nu desteklemesi için qarar aldığından         sonra ikkinci namzet seçimleri qazanıp cumhurbaşqanı olduqtan sonra         Qırımtatarlarına qarşı neler yapacağı hususta öz ara yaptığı         qonuşmalar haqqında da haberimiz var edi. Ama hep buna baqmadan halqımızın         büyük çoğunluğu tam Qurultayımızın qaralarına köre ve kendi         demokratik prensiplerine köre davrandı ve Qırım&#8217;da Yuşçenko&#8217;ğa         verilgen seslerin en azından üçte ikkisi Qırımtatarların sesleri         oldu. Böylelikle Qırımtatarları bu seçimlerde hem milli         birliklerini, hem de Qırım yarımadasında esas demokratik quvvet         olduqlarını daha bir kere numayış ettiler. Bu sebepten dolayı daima         Milli Qurultay&#8217;ımızın qararlarına köre hareket  etken ve böylelikle milli birliğimizi qorçalayan, milli          davamızğa büyük destek vergen vatandaşlarımızğa  samimi teşekkürlerimi bildirmek isteim.</p>
<p class="metin0">İkki hafta önce, 5 Mayıs&#8217;ta, Hansarayımızda Qırımtatar Milli         Meclisi&#8217;nin yeni Ukrayna cumhurbaşqanı Viktor Yuşçenko&#8217;nen birinci         resmi korüşmesi olup geçti. Bu ikki buçuq saatten fazla devam etken         korüşmede biz Cumhurbaşqanına milletimizin önünde turğan hep esas         problemleri hususta malümatları verdik ve bu problemler tezce çözülmesi         için neler yapılması kerek olduğu hususta kendi tekliflerimi yazılı         olaraq teslim ettik. Cumhurbaşqanı Yuşçenko hep bu ortağa qoyulğan         meseleleri tezce çözilmesi için kerekli tedbirler alacağına söz         verdi.</p>
<p class="metin0">Bir hafta evvel Qırım muhtar cumhuriyetin Anatoliy Matviyenko başlığında         yeni hukümeti quruldu. Elbet, bu hukumette Qırımtatar halqının         temsilcileri istediğimiz ve ümüt ettiğimiz sayıda olmadı. Bundan         da ğayrı, bu hukümetin bazı önemli vazifelerine şovenist düşünceli,         Qırımtatarların meseleleri çözülmesine daima engel olğan ve keçken         cumhurbaşkanı seçimleri esnasında qanunlarğa aykırı davranışlar         yapıp Yuşçenko&#8217;ğa qarşı çalışqan kimseler de kirsetildi. Bunun         sebebi de, başbaqan anlattığına köre şu ki, Qırım         parlamentosunda çoğunluk o şovenistlerin elinde ve eğer oların         menfaatları da hesaba alınmazsa, hukümet Qırım parlamentosu tarafından         tasdıqlamıyacaqmış.</p>
<p class="metin0">Yeni iktidar keldikten sonra bizim meselelerimiz tartışmasız ve çeşit         protesto hareketlersiz çözüleceğine bizim çok ümitlerimiz vardı,         ancak yeni qurulğan yerli hukümet böyle ümitlere çok esas vermey.         Ama hep buna baqmadan biz Ukrayna&#8217;nın belli demokratik siyasetçisi         olarak tanılğan A.Matviyenko&#8217;nun yeni hukümetnen işbirlik yapacaqmız,         Qırım&#8217;ın içerisinde siyasi istikrar ve milletlerarası iyi münasebetler         olması için elimizden kelenini yapacakmız. Faqat bu hiç bir şekilde         bizim temel milli haqlarımızdan ve haklı taleplerimizden vazgeşmek         manasına kelmeyecek ve böyle düşüncelere hiç zaman yer olmıyacaqtır.         Hiç zaman bizim davranışlarımız şovenislerin isteklerine uyğun         olmıyacaqtır.</p>
<p class="metin0">Qırımtatar halqının haqları tamamile iade etilmesinde büyük         engellerden birisi, toprağımızda yaşağanların ve ayrıca burasının         devlet memurların çoqsunun halkımıza qarşı düşmanca düşünceleri         ve davranışlarıdır. Bunlar Sovyet rejiminin halqımıza karşı yaptığı         cinayetlerin haqlı olduğunu köstermek için Qırımtatarlarını         lekeleyen ve onyıllarca devam etken  pis propagandanın tesirinden daha qurtulup olamadılar. Bazı         yayınlanğan sosyolojik araştırmalarğa köre, burada yaşağan         Rusların tahmin olaraq yüzde yetmişi 1944 senesi Qırımtatarların sürgün         etilmesini ve olarğa qarşı uyğulanğan  soyqırımını doğru dep saya ekenler, ayni sayıda kimseler bu         cinayetlerin başında turğan Stalin&#8217;ge Qırım&#8217;da heykel kurulması ve         Qırım Rusya&#8217;nın bir parçası olması taraftarı ekenler. Ve elbette,         Qırım&#8217;ın yönetim sisteminde ve organlarında çalışqan böyle düşünceli         kimselerin oranı da aşağı yukarı bu raqamlardan az değildir.</p>
<p class="metin0">Boyle şovenistik havayı daima canlı tutqan, destekleğen ve propagandasını         yapqan Qırım&#8217;daki en çoq tirajlı Rus yayın organları, olarğa çeşit         taraflı destek ve ilham vergen Rusya&#8217;nın ardı sıra Qırım&#8217;a kelip         ketken yüksek seviyeli devlet adamları ve Qırım&#8217;da yerleşen Rusya&#8217;nın         Qaradeniz filosudur. Kün güne oların pis gazetelerinde ve internet         sayfalarında butün Qırımtatar halqına, birinci olarak bu halknı         temsil etken Qırımtatar Milli Meclisine qarşı iftiralar, pis         uydurmalar dolu,  milletlerarası         kerginlik yarataqan provokatif makaleler yayınlanmaqtadır.</p>
<p class="metin0">Şovenistlerin         böyle qışqırtıcı yayınları ve diğer provokatif hareketleri bir         taraftan, insanlarımızğa qarşı devlet memurların ve organların         adaletsiz davranışları ikkinci taraftan Qırım içerisinde çoq         belli, ama neticesi belli olmıyan vaqialarğa getirme tehlikesini         yaratmaqtadır. Onun için biz Ukrayna&#8217;nın merkez maqamlarından ve         yeni seçilgen otonom cumhuriyetin başbaqanından Qırım&#8217;da siyasi         havanı sağlamlaştırmak için effektif tedbirler beklemeğe haqqımız         vardır. Ukraina&#8217;da olup keçken demokratik deñişmeler, elbette,          Qırımtatar halqının haq-huquqları iade edilmesi meselesinde de önemli         denişmeler olacağına ümit vermektedir. Ama ne qadar Kiyev&#8217;deki         iqtidar demokratik ve adaletli olsa bile, eğer biz kendimiz Qırım&#8217;da         yeterli qadar tesirli ve teşkilatlandırılmış siyasi kuvvet         olamazsaq, biz hep milli haqlarımızı korçalap olamamız.</p>
<p class="metin0">Onun         için bizler etraftakilerine köre daha ziyade bilgili, teşkilanmış         ve daha ziyade siyasi baqımdan aktif olmamız kerektir. Ama şunu da         qaydetmek isteyim ki, qarardan ziyade aktif ve tertipsiz hareketler, nasıldır         ayrı grupların Milli Meclis&#8217;imizin veya bölge meclislerin qararlarına         aykırı yapılğan hareketler faydadan daha çoq ziyade zarar         getirebilirler.</p>
<p class="metin0">Milli         maqsatlarımızğa ulaşmaq, insan ve milli haqlarımız korçalamaq için         biz çok yıllar evelsi kureşimizni ve hep hareketlerimizni silah ve         qaba kuvvet qullanmayıp, yalnız demokratik üsüllerle alıp varmağa         qarar alğan edik. Bu prensip en doğru olduğunu hayat kösterdi ve ümit         etem ki, bu prensipten biz hiç zaman vazgeçmeyecekmiz. Ukrayna&#8217;nın         demokratik kuvvetlerinen beraber, Qırım&#8217;da yaşıyan çeşit         milletlerin sağlam quvvetlerinen beraber, eminim ki, biz mutlaqa şovenistleri         yenermiz, halqımızın hep milli ve insan haqlarını qorçalarız, ve         hep vatanımızda yaşağan insanlar için bahtlı hayat qurarmız.</p>
<p class="metin0">Allah         hepimize yardımcı olsun ve doğru yollardan saptırmasın!</p>
<p class="metin0">
<p>18 Mayıs 2005, Akmescit  - KIRIM</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.emelvakfi.org/surgun/?feed=rss2&amp;p=57</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>61. Yıl faaliyetleri</title>
		<link>http://www.emelvakfi.org/surgun/?p=54</link>
		<comments>http://www.emelvakfi.org/surgun/?p=54#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 09 May 2009 12:36:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Faaliyetler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.emelvakfi.org/surgun/?p=54</guid>
		<description><![CDATA[61.yıl matem mitingi konuşması, Akmescit -                   M. A. Kırımoğlu
18.05.2005 - Kırım-Tatar                   Türklerinin vatanlarından sürgün edilişinin 61 inci yıldönümü  [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.surgun.org/surgun/tur/faaliyet.asp?yazi=kirimoglu_61">61.yıl matem mitingi konuşması</a>, Akmescit -                   M. A. Kırımoğlu</p>
<p>18.05.2005 - <a href="http://www.surgun.org/surgun/tur/faaliyet.asp?yazi=yalcintas_61">Kırım-Tatar                   Türklerinin vatanlarından sürgün edilişinin 61 inci yıldönümü                   münasebetiyle İstanbul Milletvekili Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş&#8217;ın                   TBMM&#8217;deki gündemdışı konuşması.</a></p>
<p><a href="http://www.surgun.org/surgun/tur/faaliyet.asp?yazi=karanlik_61">18 Mayıs 1944 Unutulmayacak!</a> - Batı Avrupa Kırım Türkleri Dayanışma ve Kültür Merkezi<br />
Genel Başkanı Rafet Karanlık</p>
<ul>
<li>17 Mayıs 2005 Salı günü Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Merkezi&#8217;nin organizasyonu ile Anıtkabir&#8217;e ziyaret gerçekleştirildi. Ardından dernek genel merkezinde sürgün şehitleri için dua edildi ve Kuran-ı kerim okundu.</li>
<li>17 Mayıs 2005 Salı günü Avrasya Gündemi programında &#8220;Kırım ve Kırım Sürgünü&#8221;  konusu yer aldı. (TRT-Avrasya saat: 14,00 , TRT-İNT        saat:  19,00)</li>
<li>15 Mayıs 2005 Pazar günü Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği İstanbul Şubesi&#8217;nde Kırım Sürgünü&#8217;nü anma merasimi ve dua yapıldı.&#8221;</li>
<li>Sürgünün 61. yılı, Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği   Kocaeli Şubesi’nce Sürgün şehitleri anısına 21 Mayıs Cumartesi günü   akşam namazından sonra Derince Merkez Camiinde dernek başkanlığı tarafından   okutulan bir mevlitle anılmıştır. Dernek üyesi hoca efendi Fikret Türedi   başkanlığındaki mevlithanlar tarafından gerçekleştirilen dini vecibeyi   çok sayıda vatandaşımız dinlemiştir.</li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.emelvakfi.org/surgun/?feed=rss2&amp;p=54</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>60. Yıl faaliyetleri</title>
		<link>http://www.emelvakfi.org/surgun/?p=50</link>
		<comments>http://www.emelvakfi.org/surgun/?p=50#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 09 May 2009 12:30:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Faaliyetler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.emelvakfi.org/surgun/?p=50</guid>
		<description><![CDATA[

60.yıl konuşması, Akmescit -                   M. A. Kırımoğlu
18                   Mayıs 2004 - Miting fotoğrafları, Akmescit  - Özgür     [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1></h1>
<p><img src="http://www.surgun.org/surgun/images/surgun60-100.jpg" border="0" alt="" align="left" /></p>
<p class="metin0"><a href="http://www.surgun.org/surgun/tur/faaliyet.asp?yazi=kirimoglu_60">60.yıl konuşması</a>, Akmescit -                   M. A. Kırımoğlu</p>
<p><a href="http://www.surgun.org/surgun/images/18Mayis2004/index.htm" target="_blank">18                   Mayıs 2004 - Miting fotoğrafları</a>, Akmescit  - Özgür                   Karahan</p>
<p><a href="http://www.surgun.org/surgun/tur/faaliyet.asp?yazi=icten_60">60.yıl konuşması</a>, Akmescit                   - Celal İçten</p>
<p><a name="miting"></a></p>
<h2>60. yıl mitingi</h2>
<p>Geçen sene sürgünün 59. yılını anma mitinginde kızgın                   bir güneş vardı. Konuşmaların yapıldığı Kültür                   Sarayı balkonundan bu muhteşem kalabalığı izliyordum. İnsanlar                   o sıcakta meydanı doldurmuş ve ayakta hiç bir yere kıpırdamadan                   mitingin sonuna kadar katılmışlardı.</p>
<p>Bu sene sürgün faciasının 60. yılını anma mitinginde                   yine aynı meydanda, aynı balkonda , elimde video kamera ve                   ses kayıt cihazı ile bir önceki seneden daha heybetli bir                   kalabalık karşısında hayranlık ve saygı ile eğildim.                   Lenin heykelinin hâlâ durduğu Merkez Meydanı&#8217;na açılan                   sokaklar bile insan ile doluydu. Bala çağa, kart, yaş&#8230;&#8230;                   Kırım&#8217;ın her rayonundan gelen vatandaşlarımız ellerinde                   pankartlarla büyük bir düzen ve ağırbaşlılık ile                   meydandaki yerlerini aldılar.</p>
<p>Üstelik bu senenin 18 Mayıs&#8217;ında gök kubbe de ağladı                   ve yağmur yağdı. Ama bir kişi bile o onbinlerin tıklım tıklım                   doldurduğu meydandan ayrılmadı, yağmurdan bir yere sığınayım                   demedi. Şemsiyesi olanlar açtı, olmayanlar Vatan yağmurunda                   ıslandılar. Tek yumruk olarak, tek ses, tek yürek olarak tüm                   dünyaya var olduklarını haykırdılar: &#8220;Yok olmadık,                   Allah&#8217;ın izniyle yok olmayacağız..!&#8221;</p>
<p>Olağanüstü güvenlik önlemleri alınmıştı.                   Akmescit&#8217;in otellerinde yer yoktu. Pek çok kimse 18 Mayıs&#8217;ta                   provokasyon ve kargaşa bekliyordu. Bu beklentiler boşa çıktı.                   İçişleri bakan yardımcısı bile bu kadar insanın toplanıp                   da en ufak bir hadisenin olmaması nedeniyle teşekkür etti.                   Dost düşman herkesin takdiri bir kez daha kazanıldı. Türkiye&#8217;den                   Celal İçten, Romanya&#8217;dan Necat Sali ve Yusuf Timuşin,                   Tataristan&#8217;dan Fevziye Bayram da konuşma yaptılar. Tarihi                   sebeplerden dünyaya dağılmış Kırım Tatarları o gün o                   meydanda birliklerini gösterdiler.</p>
<p>Milletimiz meclisinin yolbaşçılığında mücadelesini                   devam ettiriyor. Cenab-ı Allah milletimize, milli kurultayımıza,                   milli meclisimize kuvvet versin.</p>
<p>Sağlıcakla Kalın,<br />
Özgür Karahan<br />
Istanbul</p>
<p class="dipnot">Not 1: Kırım&#8217;ın diğer şehirlerinde de anma toplantıları                   ve mitingler yapıldı. Mitingden 4 gün sonra Canköy&#8217;de konuştuğum                   bir arkadaşım, 18 Mayıs&#8217;ta Akmescit&#8217;e gitmeyi çok istediğini                   ancak Canköy&#8217;deki merasimlerin de kalabalık olması için                   herkesin yola çıkmadığını söyledi.</p>
<p class="dipnot">Not 2 : Metrekare hesabı yapıldığında meydanın 50bin                   kişi civarında bir topluluğu barındırabileceği söyleniyor.                   Benim gördüğüm, bu sene metrekare başına geçen seneye göre                   çok daha fazla insanın yer aldığı idi.</p>
<p><a name="sempozyum"></a></p>
<h2>“18 Mayıs 1944 - İnsanlığın Kara Günü”</h2>
<p><img src="http://www.vatankirim.net/images/60yil-paneli.jpg" border="0" alt="" width="135" height="189" align="left" /></p>
<p><strong>Ankara -</strong> Kırım Türkleri’nin vatanlarından sürgün edilişinin                   60. yıldönümü anma faaliyetleri çerçevesinde Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel                   Merkezi tarafından “18 Mayıs                   1944 - İnsanlığın Kara Günü” sempozyumu düzenlendi.</p>
<p><strong>Program:</strong><br />
-Açılış<br />
-Saygı Duruşu<br />
-İstiklal Marşı ve Ant Etkenmen<br />
<strong> -Konuşmacılar :</strong><br />
* Doç. Dr. Hakan KIRIMLI – Bilkent Üniversitesi                   Uluslararası İlişkiler Bölümü<br />
* Dr. Kemal ÖZCAN – İstanbul Üniversitesi Uluslararası                   İlişkiler Bölümü<br />
* Alim AMETOV – Ukrayna Büyükelçiliği adına<br />
-Video / Slayt Sunumu<br />
-Kapanış<br />
Tarih : 15.05.2004 (Cumartesi)<br />
Saat : 14:00-18:00<br />
Yer : T.C. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Konferans Salonu<br />
Eskişehir Yolu 7. Km ODTÜ Karşısı No:154 ANKARA</p>
<h2>Sürgünü anma merasimleri Özbekistan&#8217;da yasaklandı.</h2>
<p>Sürgünün 60. yılını anma merasimleri İslam Kerimov yönetimindeki                   Özbekistan’da yasaklandı.<br />
Kırım Tatarlarının büyük kısmı 1944 sürgününde Özbekistan’a                   sürülmüştü. Halen Özbekistan’dan Vatan Kırım’a dönmek                   için bekleyen 200 bin Kırım Tatarı olduğu biliniyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.emelvakfi.org/surgun/?feed=rss2&amp;p=50</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Kırım Tatar Milli Meclisi reisi M.A. Kırımoğlu&#8217;nun Sürgünün 59. yılında Akmescit&#8217;te yaptığı konuşma</title>
		<link>http://www.emelvakfi.org/surgun/?p=47</link>
		<comments>http://www.emelvakfi.org/surgun/?p=47#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 09 May 2009 11:53:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Faaliyetler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.emelvakfi.org/surgun/?p=47</guid>
		<description><![CDATA[Sayğılı vatandaşlar,
Biznen beraber Kırım Tatar halkının matem kününü kaydetmek için         kelgen sayğılı misafirlerimiz!
Her yıl olduğu kibi biz bugün Milli matem künümüze         toplandık. Ama bu kün bizim için yalnız İkinci Dünya Savaşının         [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p class="metin"><strong>Sayğılı vatandaşlar,</strong></p>
<p class="metin">Biznen beraber Kırım Tatar halkının matem kününü kaydetmek için         kelgen sayğılı misafirlerimiz!</p>
<p class="metin">Her yıl olduğu kibi biz bugün Milli matem künümüze         toplandık. Ama bu kün bizim için yalnız İkinci Dünya Savaşının         sonunda halkımıza karşı artık yok olup ketken komunist rejimi tarafından         yapılğan cinayet neticesinde ölgen ve öldürülgen insanlarımıznı         anma künü degildir. Her yılın 18 Mayısında biz sürgün         neticesinde kurban olğan insanlarımıznı anmakla beraber, halkımızın         birligini, onun öz milli ve insan hakları için sonuna kadar hareket         etmege hazır olduğunu numayış etmek için toplanamız. Biz bu matem         kününde şimdiki vaziyetimizni kozden geçiremiz, halkımıza karşı         yapılan cinayetin neticelerini ne dereceye kadar düzeltip olduğumuz         ve daha neler yapmak kerek olduğu hakkında fıkırlerimizni ifade etip,         kerekli beyanname kabul etemiz. Bu alınacak beyannamemizde biz devlet         makamlarına halkımızın esas taleplerini kosteremiz.</p>
<p class="metin">Sayğılı vatandaşlarımız! 59 yıl evvel halkımıza         karşı büyük darbe urulğan edi. Binlerce insanlarımız öldürüldü         ve açlıktan öldü, butün milli varlıklarımız yok etildi. Yapılğan         cinayet neticesinde bizim milletimiz tamamile yeryüzünden yok olma         tehlikesi karşısında kalğan edi.<br />
&#8220;Kırım Tatar Milli Hareketi dünyadaki bütün milli-kurtuluş         hareketlerine örnek olarak gösteriliyor.&#8221;<br />
Ama halkımızın büyük iradesinen, Büyük Tanrının yardımınen         biz yok olmadık, milli kimligimizi kaybetmedik ve vatanımızı geri         almak, hep milli haklarımızı iade edilmesi için büyük hareket başladık.         Milletimizni yok etmeye istegen ve dünyanın en büyük güçlerinden         biri sayılğan ama temelinde çürük Sovyet rejimi kendisi yok olup         ketti ve biz öz topraklarımızğa kaytmağa, büyük zorluklarnen olsa         da vatanımızda yerleşmege, milli medeniyetimizi, dinimizi, urf-adetlerimizni         canlandırmağa başladık. Hem de biz Milli hareketimizni hep 50 yıl         kadar devam etken devir içerisine hiç zaman silah kullanmayıp, bir         kimsenin kanını dökmeyip, daima demokratik üsüllernen yürüttük.         Bu bizim milletimize ve milli hareketimize dünyada büyük hürmet         kazandırdı ve şimdi çok uluslararası toplantılarında Kırım         Tatar Milli Hareketi dünyadaki bütün milli-kurtuluş hareketlerine örnek         olabilmesi kaydedilmektedir.</p>
<p class="metin">Ama halkımızın çok meseleleri daha çözülmedi.         Daha binlerce insanlarımız vatanlarına kaytıp olamadılar, binlerce         kaytıp kelgen insanlarımız evsiz-barınaksız, yeni kurulğan         kasabalarımızın büyük çoğunluğu yolsuz, susuz, ısıntısız,         camisiz ve mektepsiz, bazıları elektriksiz bile. Binlerce insanlarımızın         hayat seviyeleri dünya standartlarından çok uzak.</p>
<p class="metin"><strong><em><br />
&#8220;Milletin esas varlığı onun toprağıdır&#8230;. Eğerde kerekli         tedbirler alınmasa ve areketler yapılmasa bizim çok insanlarımız öz         vatanlarında başka kimselere ırğatlık yapmak mecburunda         kalacak&#8221;</em></strong></p>
<p class="metin">Her milletin esas varlığı, malüm olduğu kibi, o         milletin insanlarının ceblerinde olğan paralar, kiygen pahalı         urbaları veya binip yürgen arabaları değil, milletin esas varlığı         onun toprağıdır. Eğer bir millet toprağından ayrılırsa, o         milletin geleceği parlak olamaz. Şimdi ise, alınğan adaletsiz         kanunlar neticesinde, köy yerlerinde yaşağan insanlarımızın büyük         çoğunluğu topraksız kaldı. Şeherlerimizin toprakları da tezce Kırım&#8217;ın         dışarısından kelgen kimselerge satıla veya ruşvetler karşılığına         dağıtılmaktadır. Eğerde kerekli tedbirler alınmasa ve areketler         yapılmasa bizim çok insanlarımız öz vatanlarında başka kimselere         ırğatlık yapmak mecburunda kalacak. Böyle vaziyette kalmamak için         neler yapmamız kerek?</p>
<p class="metin">Her bir toplum, her bir millet öz milli ve insan haklarını effektif         şekilde korçalamaya imkanı olması için devletin yönetim         sisteminde, yani hükümetinde ve parlamentosunda yeterli sayıda, hiç         olmadıkta nüfüs oranına köre kendi temsilcileri olması kerek.         Bizim halkımızın ise Kırım otonom cumhuriyetinin parlamentosunda         sayımıza köre temsilcileri iki kere, icra sisteminde ise, yani hükümetinde         ve idareler başında ise 4-5 kere az. Bazı bakanlıklarda ise hiç bir         Kırım Tatarı yoktur. Şimdiki devirde dünyanın hiç bir yerinde         temelli halkka karşı bu derecede haksızlığı ve sayğısızlığı         köremezsiniz. Böyle adaletsiz vaziyetni deniştirmek için neler yapılması         kerek?</p>
<p class="metin"><strong><em>&#8220;Yakın zamanların içerisinde en azından         90-100 yanı milli mektep açmamız, ana tilimizde televizyon kanalı açmamız         ve diğer tedbirler almamız kerek.&#8221;</em></strong></p>
<p class="metin">Mektep yaşında olğan evlatlarımızın yalnız onda         biri şimdi ana tilinde okumağa ve terbiye almağa imkanı var. Yakın         zamanların içerisinde biz en azında 90-100 yanı milli mektepler açmamız,         ana tilimizde televizyon kanal açmamız ve diğer tedbirler almamız         kerek. Aksi takdirde kelecek nesilimiz Ruslaşıp ketecek, milli         kimliklerini kaybetecekler ve böyleliknen bizim yarım yüzyıl devamında         vatana kaytıp kelmek için hareketlerimiz, verdiğimiz kurbanlar boşuna         olacak.</p>
<p class="metin">Bu meseleni çözülmesi için biz devlet tarafından         kerekli derecede destek körmeymiz; tam tersine - her yanı milli         mektebimiz devlet &#8216;çinovniklerinen&#8217; tartışmalar ve kavğalardan         neticesinde açıla. Mektep açıldıktan sonra da bu mektepke evlatlarını         vermeleri için ana-babalarnı yalvarmak mecburunda kalamız, çunki çok         kimselerin hasta düşüncelerine kore, eğer evlatları Kırım Tatar         mektebinde okusa, yeterli bilgi alıp olmıyacak ve sonra kendisine         ekmek kazanıp olamıyacakmış ! Ama aksi takdirde evlatları öz Kırım         Tatar milletin evladı değil de, bir mankurt olabileceği, ne içindir,         oları rahatsızlandırmay ?</p>
<p class="metin">Biz anatoprağımızda kendi milli devletçiligimizni         kurulması için hareketler yapamız ve inşallah bu niyetimize de ulaşarmız.         Lakin evlatlarımız Ruslaşıp ketecek olsa, o kuracağımız milli         otonom cumhuriyetin başında yalnız adları Kırım Tatar olup, ama         Rus kafalı, Rus düşünceli, anadilini bilmeyen, milli         medeniyetimizden, urf-adetlerimizden uzak kimseler olacak olsa, bundan         biz ne anladık? Böyle devletçilik kimge kerek?</p>
<p class="metin">Vatanımıza kaytıp geldik, ama bizim yuzyıllarca         milli tarihimizni ifade etken köy-kasabalarımızın adları &#8216;Ivanovka-petrovkalarğa&#8217;         çevirilgen, yürgen sokaklarımızın da çoğu toprağımıznı işğal         etip halkımıza karşı cinayetler ve vahşilıkler yapkan çar         hukumetinin veya bolşevik rejiminin rehberlerin adlarını taşımakta.         Şeher ve kasabalarımızın meydanları da oların heykellerinen ve         putlarınen dolu. Böyle vaziyet ne zamana kadar devam etecek?</p>
<p class="metin"><strong><em>&#8220;Bizim hıristiyan ve diger dinlere yeterince sayğımız         var, ama bu gibi areketler hıristianlıknen veya diğer din-imannen         hiçbir alakası yoktur.&#8221;</em></strong></p>
<p class="metin">Tünevin camileri, kiliseleri ve sinagogları yıkan,         hep din-inançlarğa karşı dehşetli baskılar yapkan dinsiz         komunistler bugün karardan ziyade pravoslav hıristian oldular ve hırıstyan         olduklarını köstermek için tam bolşevik üsülünen yine davranmaya         başladılar, Kırım&#8217;ın her yerlerinde, sokaklarda, şeherlerin giriş         yerlerinde, bazen bizim eski mezarlıklarımızın üstüne bile haçlar         yerleştireler, Zıncırlı Medresesine ait olğan topraklarnı tutup alıp         yanındaki Moskova pravoslav monastırine vereler, Kırım&#8217;ın merkez şeherin         ortasında daha büyük bir kilise kurup onun adını da &#8216;patriotik         merkez&#8217; adını vermeye isteyler. Ama yıllarca Akmescit&#8217;in merkezine         bizim taleplerimize köre merkez cami için toprak ayrılmay.</p>
<p class="metin">Bizim hıristian ve diger dinlere yeterince sayğımız         var, ama bu gibi areketler hıristiyanlıknen veya diğer din-imannen         hiçbir alakası yoktur. Bunlar hep şovenistlerin kendilerini diger         milletlerden yüksek köstermek, başka dinlere mensup olanları,         birinciden Kırım Tatar müslümanlarını hakaret etmek niyetlerinden         kaynaklanan provokasyonlardır. Biz böyle edepsizliklere ne zamana         kadar dayanacakmız? Nasıl yapıp bu gibi meselelerni Kırım&#8217;ın içinde         kavğa çıkarmayıp ve hiç kimsenin kanı dökülmesine yol vermeyip         çözeyik?</p>
<p class="metin">Buna benzer meselelerimiz ğayet çok, ama en birincisi         şu ki, Sovyet rejimin yıkıldığına ve Ukrayna bağımsizliğini         ilan ettiğine artık 12 yıl oldu, ama hala daha halkımıza karşı         1944 senesi yapılğan cinayetin neticelerini yok etecek, Kırım Tatar         milletinin hep temel haklarını iade etecek kanun kabul etilmedi.</p>
<p class="metin">Burada, elbet, butün Ukrayna&#8217;nı kabahatlamak mümkün         değil, çünki Ukrayna&#8217;da, her ülkede ve her millette olduğu kibi, akıllısı         da var, akılsızı da, vatanını, milletini, devletini sevenler, onun         keleceğini düşünenler de, hiç bir şey düşünmeyen veya yalnız         kendi şahsi menfaatlarını için her türlü haksızliklara va ahlaksızlıklara         hazır olan kimseleri de var. Bizim dostlarımız da, bizim halkımıza         kardeşçesine bakan ve ona samimiyetle her türlü destek vermeye hazır         olan insanlar da çok, ama eski Sovyet, komünist ve şovenist kafalı         mahlüklar da az değil. Bunların sayıları hem Ukrayna         parlamentosunda, hem hükümet makamlarında, organlarında ve         mahkemelerinde de yeterinden ziyade çok.</p>
<p class="metin"><strong><em>&#8216;Kırım Tatar halkının, milli azınlıkların ve         etnik sebebinden sürgünlükke uğratılan insanların haklarını ve         hurriyetlerini iade etilmesi hakkında&#8217; adlı bir kanun proyekti hazırlandı.</em></strong></p>
<p class="metin">Şimdi Milli Meclisi&#8217;nin hukuk bölügü tarafından ve çok yüksek         seviyeli hukukçıların iştirağınen &#8216;Kırım Tatar halkının, milli         azınlıkların ve etnik sebebinden sürgünlükke uğratılan insanların         haklarını ve hurriyetlerini iade etilmesi hakkında&#8217; adlı bir kanun         proyekti hazırlandı. Bu proyekt Milli Meclis&#8217;in toplantılarında bakıp         çıkıldı, kerekli düzeltmeler kirsetildikten sonra tasdıklandı ve         bugün sizlere dağıtılğan &#8216;Avdet&#8217; gazetesinde yayınlandı. Biz bu         gazeteni kerekli sayıda çıkardık ve hep meraklanğan vatandaşlarımız         bu proyektnen tanış olmağa ve kerek saydıkları takdirde ona kendi         tekliflerini vermeye imkanları olacaktır. Bu proyekt birkaç dünyanın         en belli uluslararası teşkilatlarına, bu sırada Avrupa Güvenlik ve         İşbirlik teşkilatına, Avrupa Konseyinin Parlamento Assambleyasına         hukuki ekspertiza yapılması için, yani bizim proyektimiz Avrupa&#8217;nın         hukuk standartlarına uyğun olduğu veya olmadığı ve uyğun olmadığı         takdirde nasıl denişmeler kirsetilmesi hakkında fikirlerini yazıp         vermeleri için yollanılacak. Bundan sonra biz bu proyektni Ukrayna         parlamentosuna verecemiz ve parlamentoda kabul etilmesi için çeşit         fraktsiya ve partiyalarnen körüşmeler keçirecekmiz. Bu meselede biz,         elbette, Ukrayna Başbakanlığı ve Ukrayna Cumhurreisinin de         desteklerini bekleymiz. Ümit etemiz ki, bu kanun hiç olmadıkta Kırım         Tatar halkının sürgünlügün 60 yıllığına kadar kabül         edilecektir.</p>
<p class="metin">Bu kanun kabul etildiği takdirde bizim hep hukuki         meselelerimiz tamamile çözülecek demeymiz, ama muhakkak, bizim öz         haklarımız için yürüttügümüz hareketler bundan sonra çok         kolaylaşacaktır. Ama bizim milletimizin iade etecek hicbir kanun kabul         etilmezse, o zaman Kurultayımız buna köre nasıl hareketler yapmak         kerek olacağı hususta kerekli kararını alacaktır.</p>
<p class="metin"><strong><em>&#8220;Eğer butün millet bir siyasi kuruluş etrafında         birleşirse ne derecede büyük kuvvet olabileceğinden, elbette, bizim         düşmanlarımızın da çok haberleri var. &#8220;</em></strong></p>
<p class="metin">Kırım Tatar Milli Hareketinin güçü, devlet içerisinde ve dünyada         onun büyük otoritesi esas olarak Milli hareketimizin son derece         demokratik olduğundan, bu harekette halkımızın büyük kısmı aktif         iştirak ettiğinden ve hep davranışlarımız terbiyeli ve düşünceli         olduğundan kaynaklana edi. Kırım Tatar Milli Hareketi, demokratik         prensiplere esaslanarak, yalnız kendi haklarını için değil de, dünyanın         neresinde olsa olsun diğer insanların ve milletlerin insan ve milli         hakları çiğneldiği zaman öz sesini bildirmeye çalışa edi. Onun için         bizim dostlarımız hem devlet içinde ve hem de dünyanın çeşit köşelerinde         ğayet çok. Biz böylelikle vatanımızğa kaytıp olduk ve yalnız böylelikle         halkımızın karşısında turğan meselelerni çözüp olacakmız.Butün         bu halkımızın ögunde turğan meseleleri tezce ve muvaffakiyetle çözmek         için hep vatandaşlarımız imkanlarına köre milli hareketimizge öz         hisselerini koşmaları, Kırım yarımadasının ve butün Ukrayna<br />
siyasetinde daha aktif iştirak etmeleri kerek. Hep vatandaşlarımızın         ğayretlerini ve hareketlerini birleştirmek ve koordinasyon etmek için         biz hep soydaşlarımız yaşayan yerlerde 12 yıl evvel, seçimler geçirip,         Milli Kurultayımızı topladık ve Kurultay&#8217;da milletimizni temsil         etken ve daima yenilenip turğan Kırım Tatar Milli Meclisini saylağan         edi. Elbet, hem Kurultay delegatları saylavlarında, hem yerli         meclisler saylavları esnasında bazen adaletsizlikler ve bozğunluklar         olabilir. O derecede bozğunluklar praktik olarak dünyanın her ülkesindeki         saylavlarda ola turğan. Bu adaletsizlikler olmaması için veya hiç         olmadıkta o adaletsizliklerin sayısını mümkün olduğu kadar         azaltmak için bizim vatandaşlarımız milli siyasetimizde daha aktif iştirak         etmeleri kerek olacak. Ama şunu hiç unutmamamız kerek ki, her         milletni birleştiren ve onun hareketlerini koordinasyon etmeye hakkı         olan yalnız o millet kendisi tarafından saylanılğan siyasi kuruluş         olabilir. Demokratik ülkelerde ve toplumlarda bundan ğayrı başka yol         yoktur.</p>
<p class="metin">Eğer butün millet bir siyasi kuruluş etrafında birleşirse ne         derecede büyük kuvvet olabileceğinden, elbette, bizim düşmanlarımızın         da çok haberleri var. Onun için tam 12 yıl evvel Kurultay birinci         kere toplanıldıktan ve Milli Meclis kurulduktan bu künge kadar olar         butün propaganda hucumlarını bu halkımız taraftan saylanğan         strukturlarımıza karşı alıp varalar, onu lekelemeye, ona çeşit         iftiralar atmağa çalışalar.</p>
<p class="metin"><strong><em> Çok yazık ki, halkımızın haklarını iade edilmesine karşı         olanların seslerine bizim bazı basıretsiz ve akıllarından çok         ziyade menlikleri olğan vatandaşların sesleri da koşula.</em></strong></p>
<p class="metin">Çok yazık ki, halkımızın haklarını iade edilmesine karşı         olanların seslerine bizim bazı basıretsiz ve akıllarından çok         ziyade menlikleri olğan vatandaşların sesleri da koşula. Sonki         zamalarda bu şahslar tarafından Milli Meclis&#8217;e karşı bir alternatif         siyasi teşkilatta kuralar ve ona butün &#8216;Kırım Tatar halkının ve         siyasi kuvvetlerin koordinasyon keneşi&#8217; adını vereler. Bu teşkilatın         başında da esas olarak Kurultaya 1991 da kurulduğu zamandan başlayıp         bu kune kadar karşı çıkanlar ve hep geçen yıllar içinde Kurultay&#8217;ğa         ve Meclis&#8217;ke karşı kendileri çikardıkları Rus tilinde gazetalarında         ve milletimize karşı en duşman olan şovenist gazetelerinde iftiralar         yazıp turğan kimselerdir. Bunların içinde 1997 senesi Kurultayın         kararınen milletin bölmeye hareketler yaptıkları için Milli         Meclis&#8217;ten kovulğan birkaç kimseler de var.</p>
<p class="metin">Elbet olar öz hareketlerini çok iyi niyetlernen anlatmaya çalışalar,         yani Kırım Tatar halkının reabilitasyonu hakkında kanun kabul         edilmesi için hareketler yapalarmış. Ama böyle niyetlere halknı bölmeknen         ve halk taraftan saylanılğan milli kuruluşa karşı çıkmaknen ulaşılabilir         mi? Şimdi olar daha milletimizni din yolunen de bölmeye çalışan,         oların bazı Arap memleketlerinden kelgen hocaları öğrettiklerine köre         Kırım musülmanlarını &#8216;gerçek musülmanlara&#8217; ve &#8216;gerçek olmıyan müslümanlara&#8217;         bölmeye, bizim dedelerimizden yüzyıllardan kalğan urf-adetlerimizi         hakaret etmeye çalışan kimselernen de birleştiler ve beraber Meclise         karşı propaganda alıp varalar.</p>
<p class="metin">Bu herifler bugün bile, bu milletimizin matem günü         olğan, binlerce kurbanlarımızın anma kününde, hep insanlarımıznı         birleştürecek ve milli birligimizi gösterecek künde bile kendi bölücü         hareketlerini yapmaya çalıştılar. 18 Mayıs tedbirlerini geçirmek için         kurulğan Milli Meclis&#8217;in çalışma gruppasına bir söz söylemeyip,         bunlar devlet makamlarına, bugün saat 12-den 13-ke kadar bu meydanda         hatım duasını yapacaklarını haber eteler ve militsiya tarafından         olarnı korçalamaları için tedbirler alınmasını isteyler. Bu         hainlikke bakınız, demek saat 12-de - tam bizim şeherin çeşit         taraflarından insanlarımız kolonnalarnen bu meydanğa kirecekleri         zaman, bunlar meydannı işğal etip namaz yapacaklarmış. Yani,         niyetleri burada vatandaşlar arası karğaşa ve kavğa çıkarmak edi.         Ve böyle çirkin siyasi oyunları için bu, bazıları ömürlerinde hiç         aptez bile almağan, kimseler bizim mukaddes dinimizi de kullanmağa çekinmediler.</p>
<p class="metin">Bu kibi davranışlarğa ve kimselerge, sayğılı         vatandaşlar, özünüz kıymet kesiniz, ama men bir kere daha hatırlatmak         isteyim ki, bizim Milli hareketimiz yalnız demokratik usüllernen yürütülen         ve hiç zaman sert tedbirler kullanmağan bir harekettir. Biz Sovyet         zamanında da açıktan açık satkın ve provokatorlara bile karşı         keskin tedbirler kullanmadık, çunki bile edik - sağlam milletke birkaç         mahlüklar büyük zarar ketirip olamazlar. Oların işlerini Allah baksın!<br />
Bugün biz, sayğılı vatandaşlar, halkımızın sürgün etildiğin         59-ci yıllığına bağışlanğan bu mitingimizde hepimizin adından         bir beyanname kabül etecekmiz ve bu beyannamede özümizin devlet         makamlarına taleplerimizni kösterecekmiz. O eki dilde basılğan         beyannamenin proyektni biz önceden dağıttık ve şimdi yine okunacaktır.         Onun esas münderecesine karşılığınız yok ise biz onu kabul eteyik         ve o beyannamede kösterilgen talepler yerine ketirilmesi için aktif şekilde         hepimiz hareket eteyik.<br />
Bugün mitingimizge kelgen ve bu sıcakta saatlernen ayak üstünde         turup konuşmacılarnı saburnen dinlegen vatandaşlarımızğa teşekkürlerimizni         bildirmek isteyim.</p>
<p class="metin">Sağ olunuz! Allah bizlerni doğru yollardan saptırmasın         ve milletimize yardımcı olsun!</p>
<p class="metin"><strong>Mustafa Abdulcemil Kırımoglu - 18 Mayıs 2003,         Akmescit</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.emelvakfi.org/surgun/?feed=rss2&amp;p=47</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
